“Türkiye’deki Takım Çelik Pazarının Yüzde 30'una Sahibiz”
peuterey jakke canada goose jakke pris woolrich parka timberland norge timberland boots woolrich arctic parka uggs vintersko parajumper jakke uggs votter belstaff jakke canada goose pris moncler jacket belstaff jacket barbour jakke canada goose expedition parka dame barbour jakke dame canada goose expedition parka barbour norge moncler vest
“Türkiye’deki Takım Çelik Pazarının Yüzde 30'una Sahibiz”
“Türkiye’deki Takım Çelik Pazarının Yüzde 30'una Sahibiz”
Böhler Uddeholm Genel Müdürü Önder Yücel,
30.11.2016 00:00:00

 

 

 

“Türkiye’deki Takım Çelik Pazarının

 

Yüzde 30'una Sahibiz”

 

 

 


Böhler Uddeholm Genel Müdürü Önder Yücel, “Dünyanın önde gelen takım çeliği üreticisi olan grubumuz Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede pazar lideri olarak öne çıkıyor. Türkiye’deki takım çelik pazarının yüzde 30'una sahibiz. Sektörde yakaladığımız bu pazar payı lider olduğumuzun bir göstergesidir” diyor.

 


Böhler Uddeholm’un genel yapılanması hakkında bilgi verir misiniz?

Böhler Uddeholm, Türkiye’de dört lokasyonda hizmet vermektedir. Tuzla Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yer alan ve şu anda içinde bulunduğumuz yer hem merkez hem de ana stok alanımız ve en büyük yatırım yerimizdir. Bunun dışında Avrupa yakasında bir şubemiz var. Burada ki yerimizi Eylül ayında Kıraç bölgesinden Silivri’nin Ortaköy Sanayi Bölgesine taşıdık. Ayrıca Bursa ve İzmir’de yerlerimiz bulunmaktadır. Bu dört lokasyonumuzun hepsinde hem kalıp çelikleri aktivitelerimiz var hem de ışıl işlem aktivitelerimiz var. Merkez şubemizde bunlara ilave olarak desen faaliyetlerinde bulunuyoruz.

 

Ana faaliyet alanımız takım çelikler ve özel çeliklerdir. Kalıp imalatı yapılan takım imalatı yapılan özel bir alana çelik temini yapıyoruz. Kalıp ve takım dışında ayrıca enerji sektörü gibi havacılık sektörü gibi özel alaşımları gerektiren özel çeliklerimizde var.

 

Grup olarak baktığımız zaman Voestalpine Group’a bağlıyız. Voestalpine Group, 48 bin çalışanı ve 11,5 milyar Euro cirosuyla bir Avusturya kuruluşudur. Bu holdingin altında dört farklı alanda ayrıca dört farklı holding var. Biz bu dört ayrı holdingden bir tanesine, alt gruba bağlıyız. Voestalpine Edelstahl GmbH altında organizasyonumuz var. İçerisin de bulunduğumuz grup, dünyadaki en büyük takım çelik üreticisidir.

 

Marka olarak Böhler, Buderus, Uddeholm markalarımız bulunmaktadır. İçerisinde bulunduğumuz grup 100 farklı ülkede faaliyet göstermektedir. Markalarımızın hepsi 300 yılın üzerinde bir geçmişe sahiptir. Takım çeliği, çelik alanında çok özel bir alandır. Bu süreç ciddi bir bilgi birikimi ve üretim deneyimi gerektirmektedir. Bu açıdan markalarımız dünyada lider konumdadır. Bu 300 yılı aşkın süreç içerisinde ciddi bir Ar-Ge çalışması buna bağlı olarak da yüksek kalite ve geniş ürün yelpazesinin olduğunu görüyoruz.

 

Önder Bey, firmanızın sürdürülebilirlik anlamında ki başarısının ana unsurları nelerdir?

Öncelikle fabrikalarımız sürdürülebilirlik anlamında çevreye çok duyarlılar. Çevre hassasiyetimiz en üst seviyededir ve bu konuda çok ciddi paralar harcanmaktadır. Sürekli gelişen koşullara uygun ve kalıpların performansını arttıracak yeni çelikler üretiyoruz. Buna yönelik Ar-Ge çalışmalarımız son derece hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Her zaman günümüz teknolojisinin bir adım önünde hareket etmekteyiz. Hem konvansiyonel takım çelikleri hem ESR, VMR gibi biraz daha çeliğin kalitesini yükselten proseslerle üretilen çelikler hem de toz metalurjik çelikler alanlarında markalarımızın üretmiş olduğu çelikler kendi alanlarında lider konumdadır. Mesela şu anda trend olan 3D yazıcılar da ilk önce plastikler başladı. Arkasından metalik ürünler gelecek mi diye merak ederken onlarda geldi. Bu yazıcıda bu metalik ürünleri basarabilmeniz için toza ihtiyacınız var. Grubumuz bu anlamda da liderliğini korumaktadır. Türkiye’de ki takım çelik pazar payımız yüzde 30 civarındadır. Bu rekabet ortamı içerisinde ürünlerimiz ucuz ürünler değildirler. Buna rağmen her geçen gün müşteri portföyümüz ve hacmimiz büyümektedir.

 

Türkiye’de Ar-Ge departmanınız var mı?

Türkiye’de ki Ar-Ge departmanlarımızı kendi bünyemiz içerisinde farklı şekillerde yapmaktayız. Geçmişte birkaç tane TTGV ve TÜBİTAK projeleri yaptık. Şu anda iki tane projemiz onay için bekliyor. Bu projelerin birçoğuna üniversitelerimizi de dâhil ediyoruz.

 

Türkiye’de kalıp çelik sektörünün genel gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de kalıpçılık her gün gelişiyor ama biz halen özelliklede ihracat yapacağımız pazar olarak Avrupa’yı ele alırsak daha istenilen noktada olmadığını görüyoruz. Türkiye’ye Uzakdoğu’dan ve Avrupa’dan kalıp geldiğini görüyoruz. Özellikle Uzakdoğu’dan gelen kalıp Türk kalıpçılığı için biz zarardır. Avrupa’dan da kalıp girişleri var ama biz bunları kendimizi geliştirmemiz açısından bir hedef olarak görmemiz gerekiyor. Genelde Avrupa’dan gelen kalıplar kompleks kalıplardır. Bizim de hedef olarak belirlememiz ve ulaşmamız gereken yer orasıdır. Çünkü katma değerin orada olduğunu görüyoruz. Takım çelikleri temin kaynaklarına baktığımız zaman dünyada gördüğünüz bütün çeşitliliği görüyorsunuz.

 

Türkiye'de ağırlıklı olarak hangi sektörlerde aktifsiniz?

İş yoğunluğumuzun büyük kısmını otomotiv sektörü oluşturmaktadır. Devamında beyaz eşya ve inşaat sektörü gelmektedir. Plastik alanında gittikçe gelişen paketleme-ambalaj sektörüne yönelik te çalışmalar yapmaktayız.

 

Sektörde kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?

Sektörde biz lider konumdayız. Kalıp performansı anlamında verdiğimiz ürünlerin performansına baktığımızda lider konumdayız. Ürünlerimiz rakiplerimize göre nispeten daha yüksek olmasına rağmen sektörde yüzde 30’luk bir pazar payına sahip olmamız sektörde lider olmamızın başka bir göstergesidir.

 

2016 yılı büyüme hedeflerinizden bahseder misiniz?

2016 yılı Türkiye açısından zor bir yıl oldu. Ancak biz bu sene de hedeflerimize ulaşacağımızı düşünüyoruz. Bizim her sene büyüme hedeflerimiz Türkiye’de ki sanayi büyüme hedeflerinin üzerindedir. Biz büyüme hedeflerimizi genellikle Türkiye’de ki sanayi büyüme hedeflerinin iki katı üzerinde gerçekleştiriyoruz.2017 yılı büyüme hedeflerimizi de yine Türkiye büyümesinin üzerinde belirledik.

 

Bağlı bulunduğunuz grubun Türkiye’ye bakış açısı nasıldır?

Türkiye, yatırım öncelikli ülkeler arasında yer alıyor. 2010 yılından itibaren biz sürekli yatırımlarımızı yapıyoruz. Her sene farklı şekillerde yatırım yapıyoruz. Gelecekte de yatırım yapmaya devam edeceğiz.

 

Hükümet’in ekonominin canlanması ve yatırımların artmasına yönelik teşvik sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim teşvik sistemimiz de bir eksiklik var. Ne yazık ki teşvikler birebir karşılığını bulmuyor ve istenilen seviyede de ilerlemiyor. Birtakım iyileştirmeler yapılmakla beraber çok bürokratik bir yapı ile karşılaşıyorsunuz. Orta ölçekli firmalar bu bürokratik yapıyı aşmakta çok zorlanıyorlar. Zaten bu tür teşvikleri genelde kurumsallaşmış büyük firmaların aldığını görüyorsunuz. Ayrıca teşvik verilen bölgelerde ulaşım sorununun olması, insan kaynağı sıkıntısının olması teşvikleri olumsuz etkilemektedir.

 

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Biz sektör de toplam kalite felsefi ile olaylara yaklaşıyoruz. Sadece sattığımız kalıp çeliğinin fiyatı ile değerlendirilmesini istemiyoruz. Fiyattan, kalıbın verdiği nihai ürünün kalitesine ve dolayısıyla kalıbın toplam maliyetine bakılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim çok klasik bir ıceberg(buz dağı) örneğimiz vardır. Iceberge baktığınızda denizin üstünde küçük bir bölümünü görürsünüz ama buzun çok büyük bir kütlesinin denizin altındadır. Biz takım çeliği ile ilgili çalışmaları takım çeliğinin kendisinin buz dağının üst bölümü olarak değerlendiriyoruz. Buz dağının altına baktığımız zaman kalıbın üretim teknolojisi, dizaynı, kalıbın uygulamadaki proses değerleri, bakımı gibi birçok parametreyi üst üste koyduğunuz zaman esas anlamda kalıbı böyle değerlendirmek gerekiyor. Bizim olaya bakış felsefemizde bu şekildedir. Bu anlamda biz sürekli seminer ve eğitimler ile bu bakışımımızı ve yaklaşımımızı müşterilerimize anlatmaya çalışıyoruz. Mesela bu geçtiğimiz süreçte her bir markamız çok değişik müşterilerin katıldığı en az iki ya da üç tane büyük seminerler yaptı. Bunun dışında da firma bazında seminerler yapmaya özen gösteriyoruz


 

Haberin Fotoğraf Galerisi


HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,6595 3,6661
EURO 4,3219 4,3297
STERLİN 4,8038 4,8288
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.