Türkiye Ekonomisine Katkıda Bulunmaya Devam Edeceğiz
peuterey jakke canada goose jakke pris woolrich parka timberland norge timberland boots woolrich arctic parka uggs vintersko parajumper jakke uggs votter belstaff jakke canada goose pris moncler jacket belstaff jacket barbour jakke canada goose expedition parka dame barbour jakke dame canada goose expedition parka barbour norge moncler vest
Türkiye Ekonomisine Katkıda Bulunmaya Devam Edeceğiz
Türkiye Ekonomisine Katkıda Bulunmaya Devam Edeceğiz
Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk,
30.11.2016 00:00:00

 

 

 

“Türkiye Ekonomisine Katkıda

 

Bulunmaya Devam Edeceğiz”

 

 

 

Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, "Tüm enerjimizle çalışarak Konya’ya ve Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaya devam edeceğiz" dedi.

 

Darbe girişimi sonrası Hükümetin vakit kaybetmeden aldığı tedbirlerin, piyasalarda olumsuz bir hava oluşmasını engellediğinin altını çizen Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Türkiye ekonomisinin sağlam makroekonomik temelleri ve hükümetin gerekli tüm tedbirleri almasıyla 15 Temmuz darbe girişiminin ekonomik etkilerinin en hızlı şekilde giderildiğini söyledi. Başkan Öztürk, “Bu dönemde mevcut pazarlarda payımızı artırmak diğer taraftan alternatif pazar arayışlarımızı yoğunlaştırmak için çalışmalarımızı hızlandıracağız. Konya olarak 2016’nın tamamında ihracat artışı yakalamaya kararlıyız. Bu artış ile ülkemiz ihracatına sağladığımız katkıyı devam ettireceğiz” diye konuştu.

 

15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL ilan edildi ve bu sürecin uzaması bekleniyor. Sürecin ekonomiye yansımaları nasıl olacak? Nasıl bir tablo görüyorsunuz?

15 Temmuz darbe girişiminin ekonomiye yansımalarını tartışırken, ekonomik anlamda ülke neredeydi? Sorusunu da baştan söylemek gerekiyor. Türkiye 2008 yılında ki mortgage krizinden sonra, dünyada bu krizi atlatabilen ender ülkelerden bir tanesi oldu. Bu süreç 2009-2011 yıllarında bizi olumlu yönde motive etmişti. Aslında 2013 yılında gezi olayları ile başlayan bir süreç var. Bu süreçten geldiğimiz güne kadar ekonomik anlamda büyüme sağlayamadık, ancak mevcut durumumuzu korumayı başarabildik. Bunun devamında Arap Baharı adı ile başlayan ve Ortadoğu’yu etkisi altına alan süreçte komşu ülkelerimizle sıkıntılar yaşamaya başladık. Zaten dünya genelinde mevcut bir kriz yaşanmakta, yaşanan bu kriz içerisinde ülke olarak 15 Temmuz gecesini yaşadık.

 

15 Temmuz hadisesinin yaşandığı ilk gecede aklımızda ertesi gün işyerlerimizi açacak mıyız? Açamayacak mıyız? Soruları hep aklımızdaydı. Darbenin atlatılması noktasında Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve hükümetin etkileri oldu. Ancak en önemlisi milletimizin verdiği tepkinin çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Darbe girişiminin yaşandığı gece, arkadaşlarımız ile konuştuğumuzda ne olursa olsun ertesi gün işyerlerimizi açacağız diye konuşuyorduk. O gece SMS’ler ile sosyal ağ aracılığı ile hep şu mesajı verdik. Yarın işyerlerimizi açacağız. Çünkü herhangi bir şekilde bizler bu durumda geri adım atarsak o zaman gerçekten ekonomik anlamda ülkemiz de sıkıntıya düşebilirdi. Ertesi gün dediğimiz gibi de yaptık. Hepimiz işyerlerimizi açtık. Ama hepimizin aklında ki temel soru Pazartesi günü ne olacağıydı. Pazartesi sabahı piyasalarda faizin ne olacağı, borsanın ne olacağı, kurların ne olacağı hepimizin aklında ki temel soruydu.

 

Ancak ekonomi ile ilgili bakanların arka arkaya açıklamaları geldi. Merkez bankasının hem bizi hem de piyasayı rahatlatacak açıklamaları geldi. Pazartesi sabahı piyasaların tepkisini ben olağanüstü itidalli bir tepki olarak değerlendiriyorum. Bu kadar ağır bir süreçten hemen sonra piyasaları sağlıklı açabiliyor olmak çok önemli. Neticede 11 Eylül’de Amerika’da yaşananlar, ardından Fransa’da yaşanan olaylarda, borsalarını açamadıklarını gördük. Pazartesi sabahı İMKB’yi açmak bence çok büyük bir irade göstergesidir. Buna ekonomik anlamda meydan okuma diyebilirsiniz. Bu durum aslında piyasada ki bütün ekonomik aktörlere bir güven oluşturdu. İlk bir hafta içerisinde yaşananlar ekonomiye kısmi bir etkisi oldu. Arkasında birçok dalganın geleceğini biliyorduk ve şu anda o dalgalar geliyor. Bugüne baktığımızda mükemmel bir iç piyasa yok ama hem ülkemizde hem de dünya genelinde bu kadar ağır şartların yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin kendi ekonomisini çok geliştiremese bile koruyabiliyor olması bana göre önemli bir başarıdır. Türkiye ekonomik anlamda daha büyük bir sıkıntı yaşamazsa gelecek dönemde önümüzün açık olduğunu düşünüyorum.

 

Konya özelinde bu sürecin yansımaları nasıl yaşandı?

Bu darbe girişiminin bir lokal etkilerinin olduğu iller var. Birde ülkenin geneline etkileyen yansımaları var. Konya bu lokal etkilerden etkilenmedi. Konya, Türkiye’de yaşanan olumsuz ekonomik gelişmelerden bugüne kadar hep daha az etkilenen iller arasında yer almıştır. Konya’nın en önemli avantajlarından bir tanesi sektörel yelpazesinin çok geniş olmasıdır. Belki birçok ile göre tarımsal girdisinin daha çok olması, çok güçlü bir hayvancılık üretiminin olması ve turizm anlamında da güçlü olması. Bu tür avantajlar Konya’yı olumsuz ekonomik etkilerden korumaktadır.

 

Darbe girişiminin ardından FETÖ terör örgütüyle bağlantılı sivil toplum kuruluşlarının olduğu görüldü. Sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sanayi ve ticaret odalarının sizce siyasetle ilişkisi nasıl olmalıdır?

Aslında hepimiz kendi görev alanlarımız içerisinde kaldığımız sürece bir problem olmadığını düşünüyorum. Türkiye’de ki temel sorun şudur; Siyaset mi STK’lara karışıyor yoksa STK’lar mı siyasete karışıyor? Doğru olanı STK’lar kendi fonksiyonlarını icra etmesi gerekiyor. Konya Ticaret Odası, ticaret odasının hukuken kendisine tanımlamış olduğu işleri yapmalı. Hele ki siyasete aktif müdahalelerde bulunmaya başlarsa o zaman arıza meydana geliyor. Siyasette kendi mecrasında kalmalıdır. Siyasette gelip Konya Ticaret Odası’na karışmamalıdır. Peki, burada döngü olumsuz anlamda nasıl kırılıyor. Genelde STK’lar ve Sanayi Ticaret Odaları bulundukları kurum içerisinde siyasete geçiş için bir araç olarak görmezlerse bu problemin büyük bir bölümünün giderilebileceğini düşünüyorum. Eğer siyasette, STK’ları kendine beşeri sermaye devşirme olarak görmezse problemin diğer kısmının da çözülmüş olacağını düşünüyorum.

 

Konya’nın bu yıl ihracat rakamlarında beklentiniz nedir?

2015 yılının bir miktar üstünde bir rakamda 2016 yılını kapatacağımızı düşünüyorum. İhracatımızı arttırmak için daha fazla yurtdışına ihracatçımızı göndermeye çalışıyoruz. Daha fazla misafir ağırlamaya çalışıyoruz. Fuar çalışmalarımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. 2016 yılında ihracatımızın 2015 yılına göre %3-5 arasında artacağını düşünüyorum. Farklı pazar arayışları içerisine girdik. Güney Amerika pazarına odaklanmış durumdayız. Konya olarak hiç bilmediğimiz ve hiç olmadığımız bir pazar burası. İhracatımızı arttırmak için çalışmalarımız devam etmektedir.

 

Birazda üniversiteden bahsedelim. KTO Karatay Üniversitesi’nin gelişimi hakkında bilgi verir misiniz?
Şu anda vakıf üniversiteleri arasında Türkiye’nin en hızlı gelişen üniversitelerinden bir tanesiyiz. 6.500 öğrencimiz var. 32 lisans olmak üzere toplamda 51 programımız var. 267 akademisyenimiz bulunmaktadır. Yeni yatırımlar yapıyoruz, yeni fakülte binaları yapıyoruz. Hedefimiz 3-4 yıl içerisinde 12-13 bin öğrenciye ulaşmak. Üniversite olarak ihtisaslaşma anlamında birkaç alan üzerinde duruyoruz. Bunlardan bir tanesi mühendislik diğeri ekonomi ve finans son olarak da sağlık üzerinde duruyoruz.

 

Selçuk Bey, üniversite ile ilgili çok çalışıyorsunuz. Üniversite deyince gözleriniz parlıyor…
Ben 50 yaşındayım. Bu ülke için verimli olacağım zaman aralığı belli. Belli bir yaş daha verimli olabilirim, daha sonra verimli olabileceğimi düşünmüyorum. 50 yaşında ki insanlara emek harcasaydık, onları yetiştirmeye çalışsaydık onlardan alacağımız verim toplam on on beş yılı geçmezdi. Ama şu anda yirmi yaşındaki insanlara emek harcıyorum. Bu gençlere dört beş sene emek harcadıktan sonra gerçekten ülkesi için vatanı için devleti için iyi bireyler yetiştirebilirsem ortalama yaş ömrü 65 olsa bu gençler 40 sene ülkesi için verimli olurlar. Bu yüzden gençler ile ilgilenmeyi seviyorum.
 

Haberin Fotoğraf Galerisi


HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,5 3,5063
EURO 3,91 3,917
STERLİN 4,4472 4,4704
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.