Hedefimiz Global Bir Marka Olmak
peuterey jakke canada goose jakke pris woolrich parka timberland norge timberland boots woolrich arctic parka uggs vintersko parajumper jakke uggs votter belstaff jakke canada goose pris moncler jacket belstaff jacket barbour jakke canada goose expedition parka dame barbour jakke dame canada goose expedition parka barbour norge moncler vest
Hedefimiz Global Bir Marka Olmak
Hedefimiz Global Bir Marka Olmak
Keramik Makina Genel Müdürü Cem Büyükcıngıl;
05.10.2016 00:00:00

 

 

 

Hedefimiz Global Bir Marka Olmak

 

 

 


Keramik Makina Genel Müdürü Cem Büyükcıngıl; “şirket olarak hedefimizi hep batıya odaklıyoruz şu anda ürettiğimizin %35’ini ihraç ediyoruz. 2017 yılında ihracatımızı yüzde 45-50 seviyelerine çıkarmayı hedefliyoruz. Ağırlıklı olarak Avrupa’ya ihracat yapan bir pazarlama stratejisi ile global anlamda büyümek ve marka olmak istiyoruz” dedi.

 

Sanayicilik sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde zor olduğuna değinen Büyükcıngıl, bir ülkenin kalkınması üretimden geçmektedir. Türkiye’de diğer koşullar ne olursa olsun ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi ve refah seviyesinin artması üretimle gerçekleşecektir. Karşımıza ne tür zorluklar çıkarsa çıksın biz inancımızı yitirmemeliyiz. Bugün sanayiciyi motive eden yegane şey para değil, başarılarıdır. O yüzden hedeflerimizi her zaman en yükseğe koymalıyız. Yaptığınız işte sürdürülebilir olmanın ana unsurları bunlardır.

 

Keramik Makina Genel Müdürü Cem Büyükcıngıl,” Hedefimizi hep batıya odaklıyoruz. Ortadoğu ve Afrika pazarları şu anda bize para kazandırıyor olabilir ama teknik olarak bir iş yapıyorsanız, bir mühendislik ve teknolojik iş yapıyorsanız doğuya bakmak bizi geliştirmez. Bizi geliştirecek olan batıyı hedefleyip, batıya mal satmak bizi geliştirecektir. Çünkü bilinçli müşteri, standartların yüksekliği, verimlilik, enerji tüketimi, çevre bilinci bunların hepsi batı ülkelerin de mevcut. Batı ülkeleri, oradaki nihai alıcılar siz ucuzsunuz diye sizden ürün almıyorlar. Öncelikle teknolojinizi, kalite seviyenizi, organizasyonunuzu, yapabilirliğinizi ortaya koymanız lazım. Yaptığınız işleri paylaşmanız lazım. Onlara bu işi yapabileceğinizi, en az Avrupa’nın kalitesinde ve standartlarında göstermeniz lazım” diyor.

 

 

Keramik Makina, geçmişten günümüze nasıl bir gelişim süreci içerisindedir. Genel yapılanmanız hakkında bilgi verir misiniz?
Keramik Makina 1985 yılında kuruldu. Türkiye’de üretilmeyen yüksek teknolojili ve yüksek mühendislik içeren makineleri en iyi şekilde üretmek için kuruldu. Dolayısıyla bizim ürettiğimiz makineler her zaman yüksek teknolojiye sahip ve yüksek mühendislik gerektiren makinelerdir. Büyümemizdeki en önemli unsur; uzmanlık alanımızda olan yeni bir makine üreteceksek en kalitelisini ve en iyisini üretebileceğimize inanıyorsak o makineyi üretiyoruz. Yaptığımız işin en iyisi ve en kalitelisi olmasını amaçlıyoruz. 31 senedir Keramik Makina’nın yarıda bıraktığı, bitiremediği kötü referans olabilecek hiçbir projesi yoktur. İnanmadığımız bir işe girmeyiz. Çünkü biz olmayan bir makineyi, hattı tasarlıyıp, üretiyoruz.

 

Gelişim sürecimize baktığımızda bu prensiplerden sapmadığımız için bugün Keramik Makina, özellikle hat sonu sistemleri dediğimiz paletleme, paketleme ve ambalajlama kısımlarında komple çözüm üretir hale, başarılarını arttırarak gelmiş ve bu sürekliliği ivmelendirerek özellikle ihracata ağırlık vererek bugünlere gelmiştir. Bizim olmazsa olmazımız çok organize olmuş satış sonrası hizmeti sağlamaktır. Ürünümüzün arkasında durabileceğimiz için süreklilik sağlayabileceğimiz için kalitemiz ve teknolojimiz üst seviyede olduğu için müşterilerimiz bu yatırımlarını bizden yaparlar.

 

Özellikle son beş yılda Avrupa’ya odaklanmamız sayesinde teknik ve teknolojik anlamda makinelerimizi, sistemlerimizi çok geliştirdik. Avrupa’ya iş yapmanın bize birçok getirisi oldu. Makina Emniyeti ve Güvenlik seviyesi olarak teknoloji olarak standartlar olarak bizi hep ileriye taşıdı. Bunun meyvelerini 2014 yılında almaya başladık. Hollanda’ya, Almanya’ya, Fransa’ya komple robotik ve otomasyonel istifleme paketleme hatları ihraç eder hale geldik. Baktığınızda rakiplerimizin hepsi Avrupalı ve gelişmiş ülkelerdir. Sattığımız ürün teknolojik bir ürün ve sattığımız ürün komple bir hattır. Yani durma lüksü olmayan, çoğunluğu 7/24 esası ile çalışan, yüksek verimlilik garantileri istenen, insansız çalışan paletleme ve paketleme sistemlerden bahsediyoruz. Dolayısı ile alıcı açısından riskin çok olduğu ve hatların hızları, kapasiteleri göz önünde bulundurulduğu zaman minimum derecede riskin olmasını şart koşan yatırımlardan bahsediyoruz. Biz üstlenmiş olduğumuz misyon doğrultusunda bunları başarıyoruz, büyüyoruz. Gelecek ile ilgilide yurtiçinde ülkemizde ne yaşanırsa yaşansın her zaman umutla bakıyoruz, ümidimizi kesmiyoruz. Bu ülke bu kadar badireyi birlik ve beraberlik ile nasıl atlattıysa halen biz birçok şeyi başarabiliriz anlamını çıkartıyoruz. Aidiyet olmadan hiçbir şey olmaz.

 

Daha çok hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz? İş modelinizi biraz anlatır mısınız?
Bizim uzmanlık alanımız hat sonu paletleme ve paketleme çözümleridir. Ürün ve sektör kısıtlamamız kesinlikle yoktur. Siz hangi ürünü üretiyorsanız üretin, ürettiğiniz ürünü mutlaka palet üstü sevk edilmesi gerekecektir. Biz, sizin nihai bitmiş ürününüzü üretim bandınızdan alıyoruz, arzu ederseniz kutuya koyuyoruz, kutuyu palete çıkarıyoruz. Ürünün çeşidine göre ürünü çıplak alıyoruz, paletin üzerine dizebiliyoruz, arasına seperatör koyabiliyoruz, bunları istediğiniz yükseklikte istifleyebiliyoruz. Sevkiyat esnasında bu ürünleriniz zarar görmesin diye otomatik olarak hat üstünde mal ile ürünü çemberle bağlayabiliyoruz, streç ve shrinkleme yapabiliyoruz. Neticede üretim bandından çıkan ürününüzü paletin üstüne düzgün kaliteli ve nakliye esnasında zarar görmeyecek şekilde paketleyip, paletleyip nihai olarak size teslim ediyoruz. Bizim üretim modelimiz, sektör sınırlaması olmadan firmaların paletleme ve hat sonu çözümlerine yönelik proje ve komple hat tasarımı imalatı yapmaktır. Tasarımı, otomasyonu, imalatı, montajı ve satış sonrası hizmeti kendi bünyemizde yapıyoruz. Müşteriler bizimle muhatap olduğu zaman tek kaynaktan, tüm proseslerini anahtar teslim çözüm bulabiliyorlar.

 

Ar-Ge faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Ar-Ge departmanımız gerek bizim mevcut ürünlerimizin geliştirilmesi gerekse yeni sektörlere yönelik daha fonksiyonel daha verimli, enerji tüketimi düşük makineler ve hatlar tasarlamak için ciddi çalışmalar yapmaktadır. Biz kendi ürünümüzü geliştiremediğimiz sürece, daha verimli makineler üretemediğimiz sürece bir bakıma kendi gelişimimizi kendimiz durdurmuş oluruz. Bu anlamda yeni ortaya çıkan teşvikleri ciddi manada destekliyoruz, kullanıyoruz ve takip ediyoruz. Yurtdışındaki pazar payımızın artmasında ve ihracatın artmasında da ciddi katkı sağlayacağına inanıyoruz.

 

Keramik Makina olarak global vizyonunuz ve ihracat potansiyelinizden bahseder misiniz?
Şu anda ürettiğimizin % 35’ini ihraç ediyoruz. 2017 yılında ihracatımızı % 45-50 seviyelerine çıkarmayı hedefliyoruz. Hedeflerimizden sapmadan ağırlıklı olarak Avrupa’ya ihracat yapan bir pazarlama stratejisi ile sektörümüzde kendimizi global anlamda büyütmek ve marka olmak istiyoruz. Yurtiçinde özellikle çoklu hatlarda ve komplike hat sonu çözümlerinde yerli firma olarak pazar lideriyiz. Yurtdışında birçok büyük global grupta hat sonu çözümlerimiz bulunmaktadır ancak yeterli görmüyoruz. Bu anlamda yurtdışındaki fuarlara özellikle Avrupa’da ki fuarlara katılım konusunda 2017-2018 senesi için ciddi atılımlarımız var. Yurtdışında belli grup ve belli sektörlerde adımızı duyurmaya başladık. Ancak global markalaşma konusunda daha fazla çalışmamız ve süreç gerekiyor.

 

Yeni yatırım çalışmalarınız var mı?
Ekim ayının sonunda yeni üretim tesisimize taşınıyoruz. Bu tesis yaklaşık dört bin metrekare kapalı alandan oluşmaktadır. Çok daha modern bir tesis kurduk. İçerisinde kendi depo ve ambarımızın olduğu, akıllı depo sistemlerinin olduğu, kendi makinelerimizi boyayabileceğimiz yüksek teknolojiye sahip ve daha verimli ve çevreye zarar vermeyen son teknoloji boyama sistemini barındıran bir tesis kurduk. Burada Ar-Ge ekibimizi büyütüyoruz.

 

2016 yılına ilişkin düşünceleriniz nelerdir? Büyüme rakamınız ne olacak?
2015 yılı ile kıyasladığımızda yaklaşık %7’lik bir büyüme öngörüyoruz. Tabii hedeflediğimiz bu rakamdan çok daha yüksekti, %18 gibi bir büyüme hedefimiz vardı. Ancak global piyasalarda yaşanan olaylar ve ülkemizde yaşanan gelişmelerden dolayı büyümemizi %6-%7 bandında tamamlayacağımızı düşünüyoruz. 2016 yılı olağanüstü olayların yaşandığı bir yıl oldu. 2017 yılı için, yine büyüme hedefimizi sabit tutup, özellikle yurtiçi piyasanın daha rahatlayacağını öngörerek, yurtdışındaki çalışmalarımızın sonuçlarını alacağımızı planlayarak 2017 yılına daha umutla bakıyoruz.

 

Cem Bey, siz ayrıca Ambalaj Makinecileri Derneği’nin(AMD) yönetim kurulu başkanlığı görevini de yürütüyorsanız. Bu anlamda sektörün geleceği ve küresel beklentiler açısından baktığınızda sektöre yönelik öngörüleriniz nelerdir?
Ambalajlama Makineleri sektörü olarak baktığınızda, önü çok açık bir sektör olduğunu söyleyebilirim. Hem dünyada hem de Türkiye’de büyüyen bir sektör olduğunu görüyoruz. Neticede iyi ambalaj her zaman sattırır. Bu doğrultudaki talep ve isteklerin artacağını ve gelişeceğini düşünüyorum. Sektör büyüdükçe rekabet daha çok artıyor. Pazar oyuncuları, pazardaki paylarını kaybetmemek için maliyetlerini düşürmek ve daha verimli makineler üretmek için Ar-Ge yapıyorlar. Bu anlamda farklılık yaratmaya çalışıyorlar. Tüm bunlar Türk ambalaj sektörünün başa çıkması gereken konulardır. Bunun da çözümü, inovasyon, Ar-Ge, standartların yükseldiği, kapasitesi yüksek makineleri üretebilmek ve bunları global pazarda markalaşarak satışını gerçekleştirebilmekten geçiyor. Sektörün sürekliliğini oluşturacak olan, belli ülkelere dönemsel ihracattan ziyade, uzun vadeli bir strateji ile standartları ve kaliteyi yükseltip, katma değeri yüksek ürünleri satabilmek ile mümkün olacaktır.

 

Türkiye’nin potansiyeli nedir?
Ambalaj makinelerindeki bizim ihracatımızın birçoğu daha çok Afrika ve Ortadoğu ülkelerine yapılmaktadır. Bu ülkeler istikrar sıkıntısı olan ülkeler olduğu için bu istikrarsızlık bizim ihracatımıza da yansıyor. Sürekliliğimizi arttırabilmek anlamında Avrupa’ya biraz daha fazla odaklanmamız gerekiyor ve markalaşmamız gerekiyor. Çünkü bize katma değer sağlayacak olan şey, teknolojimizin gelişmesi ve markalaşma sürecini tamamlamamızla olacaktır. Bugün baktığınızda ambalaj makinelerinin ithalat oranıyla ihracat oranı arasındaki makas halen büyüktür. Bunun nedenlerinden bir tanesi komple alınan veya komple yapılan yatırımlarda ambalajlama kısmının hattın içerisinde gelmesidir. Diğer bir neden ise ikinci el makine ithalatının sektöre verdiği zarardır. Bunların dışında bazı makinelerdeki Türk ambalaj makinelerinin kapasitesinin ve hızlarının üst segment talebi karşılayamamasından dolayı kaybettiğimiz veya satamadığımız makinelerin ithal yoluyla gelmesidir.

 

Haberin Fotoğraf Galerisi


HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,5 3,5063
EURO 3,91 3,917
STERLİN 4,4472 4,4704
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.