“GOSB 2020’de Dünyada 5 Ülkede Olacak”
peuterey jakke canada goose jakke pris woolrich parka timberland norge timberland boots woolrich arctic parka uggs vintersko parajumper jakke uggs votter belstaff jakke canada goose pris moncler jacket belstaff jacket barbour jakke canada goose expedition parka dame barbour jakke dame canada goose expedition parka barbour norge moncler vest
“GOSB 2020’de Dünyada 5 Ülkede Olacak”
“GOSB 2020’de Dünyada 5 Ülkede Olacak”
Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Yıldırım;
05.10.2016 00:00:00

 

 

 

“GOSB 2020’de Dünyada 5 Ülkede Olacak”

 

 

 

Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Yıldırım, "GOSB, Türkiye'de örnek model olmuş, ilklerin organize sanayi bölgesidir. Ülke sanayisine ışık tutan GOSB 189 katılımcı firma, yüzde yüz doluluk oranı, yüzde 75 yerli katılımcı, yüzde 25 yabancı katılımcı ile 6,5 milyar dolar civarında ihracat, 2 milyar dolar ithalat yapan bir bölgedir" dedi.

 

GOSB Başkanı Vahit Yıldırım, “2020 yılına kadar ki hedefimiz; dünyada en az 5 ülkede Gebze OSB tüzel kişiliği ile organize sanayi bölgeleri kurmaktır. Bugün itibariyle bir marka değerimiz var ve bu marka değerini dışarıya taşımak gerekiyor” diye konuştu.

 

Türkiye’nin en önemli Organize Sanayi Bölgeleri’nden olan Gebze OSB’nin Yönetim Kurulu Başkanı Vahit Yıldırım ile Türkiye’nin bugün içinde yaşadığı sorunları ve Gebze OSB’nin hedefleri üzerine konuştuk.

 

Türkiye olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Yaşanan son olaylara yönelik nasıl bir tablo görüyorsunuz?
Aslında bu durum beklenmeyen bir tablo değildi. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde yer alan satırları okuduğunuzda bugün yaşananları özetliyor. Bu sebeple Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini hiçbir zaman unutmamalıyız diye düşünüyorum. Dünyanın hemen hemen her ülkesini dolaşan biri olarak şunu çok net söyleyebilirim ki dünyanın en güzel coğrafyasında ve en güzel ülkesinde yaşıyoruz. Küllerinden yeniden doğmuş bir ülkeyiz ve bize bu ülkeyi miras bırakan ecdadımıza minnet borçluyuz. Bu güzel ülkenin korunması için her şeyi yapmak, her türlü çabayı göstermek durumundayız, tıpkı Çanakkale’deki ruh gibi. Çünkü Çanakkale, vatan için topyekün bir direniştir. Birlik ve beraberlik içinde tüm olumsuzlukların üstesinden gelinebileceğinin en güzel örneğidir.


Diğer taraftan bu ülkenin iki hedefi olması lazım; Bunlardan birincisi üretmek, ikincisi de eğitmektir. Bunların ikisi de etle kemik gibidir. Üretim yapmayan bir ülkenin ayakta kalma şansı yoktur. Üretmek derken burada önemli olan katma değerli üretmektir. Katma değerli üretim yapmadıktan sonra ayakta kalma şansınız yoktur. Aslına bakarsanız, üretim anlamında her şeyi üretebilecek bir seviyedeyiz, eğitim anlamında da hakikaten genç ve dinamik olan muhteşem bir nüfusumuz var. Biz ülke olarak bunu yapabilecek konumdayız. Bunu yapmak içinde çok basit argümanlar var. Yukarıdan aşağıya doğru iyi bir vizyon ile kısa-orta-uzun vadeli programlarla bunu yapabiliriz.


Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) kuruluşundan bugüne kadar ne devletten ne de herhangi bir bankadan tek bir kuruş kredi almamıştır. Kendi öz sermayesi ile bu günlere gelmiştir. Gebze Organize Sanayi Bölgesi, daha sonra ortaya koyduğu vizyonla özellikle yabancı yatırımcının tercih ettiği bir bölge olmuştur. Kurduğu sistemle katılımcıya herhangi bir mali yük getirmeden hizmet sürecini devam ettiren bir bölgedir. Şu anda Türkiye’de 300’e yakın OSB var. Ama sadece Gebze Organize Sanayi Bölgesinde (GOSB) aidat yoktur. Bizde bu hizmetleri aidatsız alırsınız.


GOSB olarak yıllardan beridir, yabancıların Türkiye’deki OSB’leri dolaştığında eksikler gördüklerine şahit olduk. Ancak Gebze Organize Sanayi Bölgesine geldiklerinde bu görüşlerinin tam tersi bir düşünceye sahip olduklarını belirterek, bize bunları nasıl başardığımızı sorarlar, kendi ülkelerinde Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) gibi bir OSB kurabilmek için kendilerine danışmanlık hizmeti vermemizi talep ederler. Tabii bunlar bizim açımızdan gurur verici şeyler. Türkiye ihracatının %4,5’ini şu anda tek başına Gebze OSB gerçekleştirmektedir. Gebze Organize Sanayi Bölgesi yaklaşık 24.000 istihdama sahiptir.


Şu ana kadar söylediklerimden şu noktaya dikkat çekmek istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin modeli bu olmalıdır. Bunu halka halka büyütelim ve bütün Türkiye geneline bu statüde, bu kalitede bir sistem geliştirelim. O zaman ülke olarak bizim hiçbir sorunumuz kalmayacaktır.

 

Gebze Organize Sanayi Bölgesinin 2016 yılına dair hedef ve projelerinden bahseder misiniz?
Biz Gebze Organize Sanayi Bölgesi olarak, alt ve üst yatırımlarımızı çok büyük ölçüde tamamlamış bir OSB’yiz. Şu anda üzerinde durduğumuz, önemsediğimiz iki husus var. Eğitim ve sağlık. Bu sene iki tane projemiz var. Türkiye’de şu anda belli bölgelerde belli OSB’lere Sağlık Bakanlığı lisans verdi. Bu anlamda biz de Gebze OSB’de bir Tıp Merkezi kuruyoruz. Kurulacak Tıp Merkezi’nin yatırım ve işletimine yönelik, sağlık hizmetlerinde yetkin firmalarla görüşmelere başlamış bulunuyoruz. Eğitimle ilgili olarak da, mevcuttaki yapılarımıza ek olarak yeni projelerimizin startını veriyoruz. Bölgemiz içerisinde iki okulumuz var. Bunlardan biri Bilfen özel okulu, diğer ise Gebze OSB ile Tadım Kuruyemiş’in ortaklaşa yaptığı GOSB - TADIM Jale Yücel Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi. Bu yapılara ek olarak, geçen sene Gebze Ticaret Odası ile protokolünü imzaladığımız bir okul yapma projemiz var. Ayrıca, iki yıllık Meslek Yüksekokulu yapacağız. Eğitim konusunda yapacağımız projelerde düşüncemiz, biraz daha müfredata müdahil olabileceğimiz, eğitmenlerin ücretlerini bizim ödeyip, aynı zamanda da eğitmenlerini bizim seçeceğimiz, biraz daha rol model olabilecek bir teknik okul yapma yönünde. Temennimiz, bu modelin bütün Türkiye geneline yayılmasıdır.


Gebze OSB Başkanı olarak göreve geldiğinizde nasıl bir tabloyla karşılaştınız? Aradan geçen sürede hedeflerinize ne ölçüde ulaştınız?
Gebze OSB’ye ilk geldiğimde hayranlığımı gizleyememiştim. Burada bir fabrikam olması en büyük hayalimdi. Burada yer almak çok zor bir süreçti. 2006 yılında burada ilk yerimi aldım ve 2009 yılında da Gebze OSB’nin başkanı oldum. O zamanlar Gebze OSB’de benim bir türlü anlamlandıramadığım anormal diyebilecek boyutta bir gruplaşma ve kavga ortamı vardı. İlk göreve başladığımda benim en büyük hedefim, kavgaları ve sıkıntıları bitirmekti ve ne mutlu ki bana bunu bitirdim. Bunun için çok uğraştım. Bu olumsuzluğun ortadan kalkmasındaki en büyük etken, hiç şüphesiz ki size oy versin veya vermesin herkese eşit bir şekilde yaklaşmak ve birilerini ötekileştirmeden süreci devam ettirmekti. Biz bu yaklaşımı benimseyerek, kavganın olmadığı, genel kurullara katılımın önceki senelere oranla çok daha yüksek olduğu bir yapı oluşturduk.


Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde sanayici kendi kendini yönetiyor. Yönetim Kurulu tarafından alınan kararlar ancak mahkeme yoluyla bozulabiliyor ve çok ciddi yetkileriniz var. Eğer yönetimde olan kişiler işi, uygun ve doğru bir şekilde yönetmez ise burada çok ciddi sıkıntılar yaşarsınız. Gebze OSB’nin bir de dışa doğru bir açılımı var, burada dışarıya yansıttığınız profil doğru olmaz ise yapmış olduğunuz hiçbir şeyin anlamı ve katkısı olmayacaktır.

 

Türkiye’deki OSB’lere baktığımızda karma modeli ve ihtisas modelinin olduğunu görüyoruz. Siz bu modelleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’deki OSB’leri aslında üç tipe ayırmak gerekir. Karma OSB’ler, İhtisas OSB’ler ve ıslah OSB’ler. Tabii bunların getirileri ve götürülerine baktığımızda özellikle ihtisas OSB’leri Türkiye konjonktüründe ve ekonomik yapısında sıkıntılı OSB’lerdir. Aynı sektör grubunda ve bu sektör grubuna dâhil alt sektörlerde faaliyet gösteriyorsanız, bu otomotiv, gıda, deri herhangi bir sektör olabilir, ülkede bu sektöre ait yaşanılabilecek bir olumsuzlukta, işleriniz bozulma noktasına gelebiliyor. Yerinizi kiraya verme ya da satma durumunda kalabiliyorsunuz. Peki, kime satacaksınız? Dericiye kiraya vereceksiniz diyelim piyasada derici kalmadı ki zaten deri sektörü zor bir durumda. Bu yüzden bu tip OSB’ler tutmadı. Türkiye’deki bu tip OSB’ler çok kısa bir süre içerisinde karma OSB’lere dönüşmektedir. Bana göre en doğru model karma OSB’lerdir. Bakın, karma OSB’ler de bile her üretimi yapamazsınız. Gebze OSB, karma bir OSB’dir ve bizde mesela tekstil, döküm yoktur. Bunlar burada kurulamaz. Ekonomisi oturmuş, gelişmişliği ileri seviyede olan ülkelerde ihtisas OSB’ler olabilir. Çünkü oralarda dalgalanmalar yok.

 

Gebze OSB’de doluluk oranı ve yerli, yabancı profili nedir?
Şu anda Gebze OSB yüzde yüz doluluğa ulaşmıştır. GOSB’da yüzde 25 oranında yabancı sermayeli, yüzde 75 oranında Türk sermayeli kuruluşumuz var. Toplamda 189 parselimiz bulunuyor ve hepsi şu anda dolu. Bugün itibariyle iddia ediyorum, Gebze OSB’nin işleteceği ya da Gebze OSB modeliyle işletilecek 10 milyon metrekaremiz olsun, yarın hepsini satacak durumdayız. Şu anda çok yoğun bir talep var. Çünkü model güzel bir model ve iyi işleyen bir sistemimiz var. Türkiye’de şu anda 300’e yakın OSB’nin hepsi aynı kanunla yönetiliyor. Söylemek istediğim şu ki; sadece kanun ve yönetmelikler ile OSB yönetilmiyor. Yönetim Kurulunun vizyonu ve katılımcı profilinin vizyonu çok önemli.

 

Gebze OSB’nin bu yıl ki ihracat performansı için beklentileriniz nelerdir?
Gebze OSB’nin 2015 yılı ihracat rakamı 6,5 milyar dolardı. Şu anda ilk altı aya baktığımızda yine aynı seviyede gittiğini görüyoruz. Yılsonuna kadar da önemli bir gelişme olmazsa aynı rakamları yakalayacağımızı düşünüyorum.

 

Hükümet tarafından günümüze kadar uygulanan teşvik modellerinin gerçek anlamda karşılık bulamadığı söyleniyor. Sizin bu konu hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?
Hükümetin bu zamana kadar açıklamış olduğu teşvik paketlerinin karşılığını bulmadığını düşünüyorum. Bir teşvik çıkarıldığında sanıyoruz ki o teşvik herkese ilaç olacak. Bunu öncelikle sektörel bazda ayırmak gerektiğine inanıyorum. Sektörü de kendi içerisinde alt sektörlere ayırmak gerekir. Ayrıca bir de butik teşvik sisteminin çıkarılmasının gerekli olduğu düşüncesindeyim. Butikten kastım, firma bazında teşvikin çıkarılmasıdır.

 

Hükümetin çizmiş olduğu bir 2023 vizyonu var. Bunlar arasında 500 milyar dolar ihracat ve dünya ticaretinde ilk on ülke arasına girmek var. Sizce bu hedefler yakalanabilir mi?
Bu hedefi yakalamak biraz zor. Bana göre 500 milyar dolar hedef değildir. 500 milyar dolar ihracat yaptığınızı düşünün, 495 milyar dolarda ithalat. Bunun maalesef ülkeye bir katkısı yok. 100 milyar dolar ihracat yaptınız ve bunun 70 milyar dolarının ihracat, 30 milyar dolarının ithalat olduğunu düşünün. Sizce bunun hangisi daha karlıdır. İşte orada ki 30 milyar dolar karlıdır. Hedef koyarken böyle bakmak gerekir. Türkiye’de ihracat şampiyonları açıklanıyor. Ama bunların yapmış olduğu ihracat ile ithalat arasındaki farka dikkat edilmeden sadece ihracat rakamlarına göre değerlendirme yapılıyor. Öyle firmalar var ki yılda mesela 10 milyon dolar ihracat yapıyor ve karşılığında bir milyon dolar ithalat yapıyor. Bu firma ülkeye dokuz milyon dolar para getirmiş. Diğer bir firma ise 100 milyon dolar ihracat yaparken 99 milyon dolar da ithalat yapıyor. Ülkeye getirisi sadece bir milyon dolardır. Ancak 100 milyon dolar ihracat yapan firma şampiyon oluyor. Maalesef ülkemizde bu anlamdaki değerlendirme bana göre gerçekçi değildir. Türkiye’nin en büyük ilk 500 şirketi sıralaması da bu yanlış sistem ile seçiliyor. Burada da ciroya göre değerlendiriyorlar. Ciro yapmak çok zor bir şey değil.
 

Haberin Fotoğraf Galerisi


HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,5213 3,5276
EURO 4,1333 4,1408
STERLİN 4,5315 4,5551
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.