“Merit, Uluslararası Bir Zincir Marka Olacak”
peuterey jakke canada goose jakke pris woolrich parka timberland norge timberland boots woolrich arctic parka uggs vintersko parajumper jakke uggs votter belstaff jakke canada goose pris moncler jacket belstaff jacket barbour jakke canada goose expedition parka dame barbour jakke dame canada goose expedition parka barbour norge moncler vest
“Merit, Uluslararası Bir Zincir Marka Olacak”
“Merit, Uluslararası Bir Zincir Marka Olacak”
Net Holding Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve Genel Koordinatörü Hande Tibuk;
05.10.2016 00:00:00

 

 

 

“Merit, Uluslararası Bir Zincir Marka Olacak”

 

 

 


Net Holding, sahip olduğu köklü kurumsal yapısı, zengin kurum kültürü ve yüksek nitelikli insan kaynağı ile odaklandığı ana sektörlerde lider ve güçlü bir oyuncu olarak ön plana çıkıyor. Net Holding’in kuruluşundan günümüze kadar geçirdiği aşamaları ana hatlarıyla özetleyen Net Holding Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve Genel Koordinatörü Hande Tibuk, yeni hedeflerinin Merit markasını uluslararası bir zincir yapmak olduğunu söyledi.

 

Net Holding’in global vizyonunu, büyüme hedeflerini ve planlarını, Hande Tibuk ile konuştuk.

 

Hande Hanım öncelikle Net Holding’in dünden bugüne uzanan başarı öyküsünü kısaca anlatarak, sürdürülebilirlik yaklaşımdan söz eder misiniz?
Net Holding’in temelleri 1974 yılında atıldı. Besim Tibuk Bey’in önderliğinde, yaklaşık 100 tercüman rehber ile beraber çok ortaklı bir şirket olarak kuruldu. O yıllarda ülkemizde turizm diye bir sektör yoktu. Dünyada da yeni yeni gelişmeye başlamış bir sektördü. Besim Bey, rehber arkadaşları ile birlikte ülkemizde turizmin gelişmesi adına Net Turizm A.Ş.’yi kurdu. Başlangıç olarak turistlerin en çok hatıra eşyası diye aldıkları ören yerlerinin diaları satılıyordu. O dönemde hediyelik eşyada fazla iyi, kaliteli dialar yok diye turistik hediyelik eşyaların toptan üretim ve satışı işine girdiler. Bu şekilde turizm sektörüne başlamış oldular. Besim Bey de, şirket ortakları da sattıkları ürünlerin birebir pazarlamasını yapıyorlardı. Hatta o dönemde Türkiye’de büyük bir ekonomik kriz yaşanmıştı. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı yapılmıştı. Başlangıç olarak böyle sıkıntılı dönemlerden geçtiler, fakat bir arada kalıp bu süreci atlatmayı bildiler. Hediyelik eşyadan sonra kuyum mağazası ve Bazaar 54 halı mağazaları sırayla devreye girdi. Kısa sürede Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinde Bazaar 54 mağazaları açılarak bir zincir haline getirildi ve organize turistik alışveriş sektörü profesyonel bir şekilde yapılandırılmış oldu. Yapmış oldukları bu yatırımlar ile Türk turizminin gelişmesine ciddi katkı sağladılar.

 

Turizmin diğer alanlarına da yatırım yapılmaya başlandı. Otelcilik ve talih oyunlarının işletmeciliği işlerine girdiler. Türkiye’nin ilk şoförlü araç hizmeti veren limuzin servisi Inter Limousine şirketi kuruldu. Net Holding 1980’li yıllarda turizmin her alanında yatırım yapan, turizmden kazandığını yine turizme yatıran bir şirket haline geldi.

 

Bunların dışında daha başka büyük projeler de ortaya koydular. Net Holding, Pegasus Havayolları şirketinin ilk kurucularındandır. Green Air adında ayrı bir havayolu şirketinin de ortakları arasında yer almıştır. Geçmişte acentecilik ve tur operatörü faaliyetleri de oldu. Ayrıca otelcilik alanında Merit markasını yaratmışlar. 1990’lı yıllarda Merit markası önemli turizm noktalarında yer aldı. Bunların dışında finans sektörüne girdiler. Global Menkul Değerlerin kurucusu oldu. Net Bank’ı o dönemlerde kurdu ve daha sonra sattı. Besim Bey vizyoner bir iş adamı olduğu için her zaman çok büyük projelerin içerisinde yer almıştır. Türkiye’nin ilk alış veriş merkezi olan Galleria AVM’nin ortaklarındandı. Yine o dönemlerde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tahsis etmiş olduğu Maslak’ta Net Park adında, Disneyland benzeri ilk tema park projemiz vardı. Maalesef o dönemde büyükşehir belediyesinde yönetim değişimi yaşandığı için bizim projemiz iptal edildi. Düşünün; 1989 yılında biz İstanbul’da bir tema park yapmak için yola çıkmıştık.

 

İstanbul Laleli’de 1987 yılında Tayyare Evlerinin olduğu yeri restore edip beş yıldızlı otel haline getirmiştik. Bu bizim en büyük projelerimizden bir tanesiydi. Bu proje bir bakıma ilk kentsel dönüşüm projesidir. Biz ilk olarak o dönemde Ramada markası ile anlaşmıştık ve ilk olarak Ramada Hotel olarak işletildi. Daha sonra kendi markamız olan Merit Antique Hotel olarak işletmeye devam ettik.

 

Net Holding bu yıl 42. yılına girdi. Dönüp geçmişe baktığımda, turizm sektöründe birbirini tamamlayıcı alanlarda hep yer almışız. Tabii bu durumun başarımıza çok büyük katkısı olmuş. Bizim Net Holding olarak başarılı olmamızın en önemli kriteri kaliteli ve sağlam bir insan kaynağımızın olmasıdır. Çünkü hizmet sektöründe insan esastır. Dolayısıyla o hizmetin iyi verilebilmesi için insan kaynağınızın hem çok iyi yetişmiş, kalifiye olması gerekir hem de çok istekli çalışıyor olması gerekir. Net Holding şu anda 3000’nin üzerinde istihdam sağlıyor. Ben görüyorum ki biz çok iyi bir aidiyet duygusu yaratmış bir şirketiz. Sonuç olarak aidiyet duygusu ve çalışan memnuniyeti ile hizmet sektöründe sürdürülebilir bir başarı elde ediyoruz.

 

Yaratmış olduğumuz turistik perakende markamız Bazaar 54 mağazalarının işletmeciliğini 2002 itibariyle bıraktık çünkü bu iş büyük ve kurumsal şirketlerin yönetimiyle yapılacak bir iş değildi ve bizim için bir sürdürülebilirliği kalmamıştı. Dolayısıyla mağazalarımızı başka işletmelere kiraladık. Diğer yandan, 2000’li yıllarda, körfez krizi döneminden birikmiş olan olumsuz nedenlerin yarattığı sıkıntılı dönemi atlattıktan sonra en iyi olduğumuz işlere yoğunlaşmaya ve büyümeye karar verdik. Kıbrıs’a yöneldik. KKTC’de 2000 yılında ilk olarak Merit Crystal Cove Otel ve Casino açıldı. Son 3-4 senedir de KKTC’de hızlı bir büyüme yaşadık. Baktığınızda KKTC’ye yatırım yapan ilk ve en büyük kurumuz diyebilirim.

 

KKTC’ye yatırım yapan ilk kuruluşlardan biri olan Net Holding’in buradaki büyüklüğünden ve yeni yatırım planlarınızdan bahseder misiniz?
Şu anda 6 otel ve 5 casino işletmemiz var. KKTC’de casino sayısını arttırma konusunda bir düşüncemiz yok. Ancak otel kapasitemizi, oda sayımızı arttırmak istiyoruz. Burada birçok arazi yatırımımız var. Gayrimenkul portföyümüz çok geniş. Mevcut otellerimizin hemen yanındaki arsalar bize ait olduğu için oralara yeni otel ve ilave bina projelerimiz var. KKTC gelişime çok açık bir bölge ve lüks, kaliteli konut ihtiyacı bulunmakta. Bu nedenle rezidans, villa ve AVM projeleri geliştirdik. Bu projeler ile ilgili çalışmalara başladık. Net Holding olarak 20 yıldır KKTC’de yatırım yapıyoruz, buraya çok inanıyoruz. 20 yılda KKTC’ye yaklaşık 1 milyar dolar yatırım yaptık.

 

KKTC birçok yatırımcının ilgi odağı oldu. Bu anlamda yeni yatırımların yapıldığını görüyoruz. KKTC’ye olan bu ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
KKTC’de pastanın büyüyeceğini umuyorum. KKTC’de ki her otel yatırımını olumlu karşılıyorum. Net Holding olarak biz zaten rekabet olmasını istiyoruz. Çünkü bulunduğunuz sektörde rekabet olmazsa iyi bir hizmet veremezsiniz. Bizim sürdürülebilir olmamızın ve sektörde kalıcı başarı sağlamamızın bir diğer unsuru da rekabettir. Bizim için rekabet çok önemli, rakiplerimizin olmasını istiyoruz. Rekabet kendi ekibimizin dinamik ve yenilikçi olmasını sağlıyor. Bu şekilde de müşteri memnuniyetini sağlamış oluyorsunuz. Net Holding müşteri memnuniyeti açısından KKTC’ye her zaman yenilikleri ilk getiren firma olmuştur.

 

Yurtdışında özellikle casino pazarlamasına yönelik Moskova, Beyrut, Ürdün, Dubai, Kuzey Irak, Londra ve İtalya’da kendi ofislerimiz ve temsilcilerimiz bulunmaktadır. Bu ülkelerde yapılan pazarlama çalışmaları ile yıllar içerisinde çok büyük bir misafir portföyü oluşturduk. Bu anlamda bizim için en önemlisi tekrar gelen misafirlerdir. Sonuç olarak baktığınızda biz kendi müşterimi portföyümüzü yaratmış oluyoruz.

 

Burada dikkat edilmesi gereken şudur; bazen mevcut pasta büyümüyor, olan pasta paylaşılmaya çalışılıyor. Bunun da iyi dengelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sadece KKTC için değil her destinasyon için geçerli bir durumdur. Yapılan her yeni bir yatırımın pastayı büyütecek şekilde olması gerekir. KKTC gibi yeni gelişen yerlerde de bu dengeye dikkat edilmesi gerekiyor.

 

KKTC’de yatırımcılar için kolaylıklar sağlanıyor mu?
Yatırımcının gelmesi ve yatırım yapması yönünde bazı kolaylıklar sağlanıyor. Ancak genel manada birçok zorluklarla karşılaşıyoruz. KKTC’nin en büyük problemi çok ağır işleyen, yavaş bir bürokratik sistemin olmasıdır. Bu anlamda yatırımcının işini zorlaştıran bir sistemle karşılaşıyoruz. Bu konuda çok büyük bir reform yapılırsa iddia ediyorum KKTC şu anda ki politik konjonktüründe bile kendi kendine yeten bir ekonomiye sahip olur. Diğer yandan, KKTC medyası ve yargı sistemi açısından dünyanın en demokratik ve en bağımsız ülkelerinden biridir. Bu da bu ülkeye gelen yatırımcıya önemli bir güven hissi veriyor.

 

Türkiye, zor bir süreçten geçiyor. Genel anlamda nasıl bir tablo görüyorsunuz?
Gerçekten ülke olarak zor bir dönem içerisindeyiz. Ama inanıyorum ki bu süreç bizi daha güçlü kılacaktır. Şu anda yaşadığımız sorunların zaman içerisinde hızlı bir şekilde çözüleceğini umut ediyorum. Bir ülkenin refah seviyesinin artması ve huzur bulabilmesi için hukuk sisteminin iyi çalışıyor olması gerekir. Ülkemizin de şu anda yaşadığı bu olumsuz süreçten çıkacağını ve iyi işleyen bir hukuk sistemine kavuşacağını inanıyorum.

 

Net Holding, Ekspres Yatırım şirketi ile finans sektörüne yeniden geri döndü. Ekspres Yatırım’ın hizmetleri ve hedefleri hakkında bilgi verir misiniz?
Ekspres Yatırım, Mayıs ayında faaliyete başladı. Yatırım bankacılığı hizmeti veriyoruz. Bu anlamda her türlü aracılık hizmeti vermekteyiz. Bizim burada odaklandığımız konu son dönemlerde revaçta olan forex/kaldıraçlı işlemlerdir. Bizim önem verdiğimiz bir konu da hizmet verdiğimiz yatırımcıların bilinçli olmasını arzu ediyoruz. Müşterilerimize iyi bir danışmanlık hizmeti vermek ve finansal okur-yazarlığı desteklemek ana hedeflerimiz arasındadır.

 

Net Holding’in amiral gemisi olan Merit markası ile ilgili yatırım ve projelerinizden bahseder misiniz?
Merit markamıza son 4-5 yıldır sürekli yatırım yaptık. Markaya yapılan bu yatırımı sürdürmeye devam edeceğiz. Sunmuş olduğumuz hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti sonucunda Merit ciddi anlamda bir marka oldu. Merit markamızı hem otel hem de casinolarımızda kullanıyoruz. Yeni yatırım ve büyüme stratejimiz doğrultusunda Balkanlar ve Doğu Avrupa’ya açılmaya karar verdik ve Merit markamızı buralara taşıdık. Son birkaç yıldır özellikle Karadağ’a çok gittik ve orayı inceledik. Bizim için önemli olan hedeflediğimiz ve sahip olduğumuz müşteri portföyünün bulunduğu ülkelere olan ulaşılabilirliğidir. Bu anlamda Karadağ mükemmel bir konumda yer alıyor. Bizim en değerli varlıklarımızdan bir tanesi müşteri portföyümüzdür. Mevcut müşteri portföyümüze KKTC dışında alternatif bir yer sunmak istedik. Karadağ’da toplam üç Merit casinosu bu yıl içerisinde faaliyete geçti. Casinolarımızdan bir tanesi Karadağ’ın başkenti Podgorica’da Hilton otelinde bulunuyor. Diğer iki casinomuz da Karadağ’ın en gelişmiş sahil kenti Budva’da Avala Otel ve Splendid Otel içinde yer almaktadır. 

 

Ayrıca Hırvatistan’da Rixos Dubrovnik ve Le Meridien Lav Split ile de casino kiralama anlaşmalarımızı yaptık ve Eylül ayı içerisinde hizmete açacağız. Yıl sonunda da Makedonya Üsküp’te ve Bulgaristan Svilengrad da iki casino açacağız. Merit markasını otelcilik anlamında da büyütmeyi hedefliyoruz. İstanbul’da da bir tane Merit Hotel olmasını arzuluyoruz. Merit markasına yönelik büyüme stratejimiz farklı destinasyonlara açılarak devam edecek.

 

Merit markasıyla global anlamda ulaşmak istediğiniz hedef nedir?
Şu anda Las Vegas ve Macao dünya genelinde casino işletmeciliğini en iyi ve en geniş şekilde yapan iki destinasyondur. Merit bu iki destinasyonun tam ortasında Akdeniz çanağında en iyi hizmeti veren casino işletmesidir. Las Vegas ve Macao konseptinde çok büyük operasyonlar içerisinde yer almayı düşünmüyoruz. Bu destinasyonlar büyük kitle turizmi yapmaktadır. Monte Carlo casinoları gibi daha butik, ama çok daha iyi hizmet veren uluslararası bir zincir olmak nihai hedefimiz.


Hande Hanım, çalışma hayatına ne zaman, nasıl başladınız?
Koç Üniversitesi’nde ekonomi bölümü okudum. Üniversite eğitimim sürecinde yaz aylarında birçok staj yaptım. RAM Dış Ticaret’te muhasebe bölümünde ilk olarak stajımı yaptım. Daha sonra Eczacıbaşı Menkul Değerler Araştırma’da çalıştım. Besim Bey, hiçbir zaman gel şirkette çalış demedi. Tam tersine başka işte çalışmam konusunda beni hep yönlendirdi. Aslında bunu yaptığı için çok memnunum. Çünkü beni serbest bıraktı. Bu çok önemli, insan bir şeyleri yapacak ise kendisinin isteyerek yapması ve mutlu olacağı işleri yapması gerekir. O dönemlerde bir arayış içerisindeydim. Farklı iş tecrübeleri edinmek insana neyi isteyip neyi istemediğinin farkındalığını yaratıyor. 

 

Benim sinemaya olan tutkumdan dolayı ilk olarak sinema sektörüne girdim ve Sinan Çetin’in yanında çalışmaya başladım. İki uzun metraj ve on tane reklam filminde kendisi ile birlikte çalıştım. Ancak, çalışma koşullarının çok ağır olması sebebiyle bıraktım. O dönemde de yine arayış içerisindeydim ve babam bana boş durmamam gerektiğini söyledi. Devamında da geçici olarak Net Turizm’in mağazalarından bir tanesinde pazarlama müdürü olarak işe başladım. Ama çalıştığım süre içerisinde de yine iş bakıyordum. Tabii zaman ilerledikçe işin içerisine girmeye başladım. Bu şekilde 2000-2007 yılları arasında yedi sene çalıştım. Bu dönemlerde şirketimiz kriz içerisindeydi ve zor bir süreçten geçiyordu. Kriz döneminde çalışmam bana çok önemli tecrübeler sağladı. Bu yedi yılsonunda krizden çıkmayı başardık ve devamında işten ayrıldım. Süreç içerisinde turizm sektörünü çok iyi öğrendiğim için turizm sektörü ile ilgili eğitim alma konusunda karar verdim. İsviçre Lozan’da otelcilik üzerine bir yıl işletme masteri yaptım. Bu benim için çok yararlı oldu; çeşitli ülkelerden arkadaş çevrem oldu, iş ağım gelişti. Çok seyahat ettim, birçok oteli tanıma fırsatım oldu.

 

Türkiye’ye döndüğümde, babam beni çağırdı. Lefkoşa otelimiz açılmıştı ve orada çalışmamı istedi. Ancak ben bunu kabul etmedim. Çünkü farklı bir iş yapmak istiyordum. Uluslararası bir firmada otel firmalarına yatırım danışmanlığı yapmak istediğimi söyledim. Bunu söylediğim yıl 2008 ve o dönemde Türkiye’de ve gelişmiş ülkelerde ekonomik kriz yaşanıyor. Uzun bir süre iş aradım. Daha sonra Viyana merkezli PKF Hotelexperts İstanbul’da ofis açmak istiyor, bende onlar için uygun bir seçeneğim ve orada stajyer olarak başladım. Sonrasında burada konum olarak yükselmeye başladım. İstanbul’da ofislerini açtım. Bir sene Viyana’da yaşadım. Birçok projede fizibilite çalışmaları yaptım. 2012 yılında babam kendi şirketimizde çalışmam için beni çağırdı. Bana ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için tekrar Net Holding’de çalışmaya başladım.
 

Haberin Fotoğraf Galerisi


HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,8591 3,866
EURO 4,5511 4,5593
STERLİN 5,172 5,199
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.