“Müşterilerimize Dünya Genelinde Ki Bütün Finansal Ürünlere Ulaşma İmkanı Sağlıyoruz”
peuterey jakke canada goose jakke pris woolrich parka timberland norge timberland boots woolrich arctic parka uggs vintersko parajumper jakke uggs votter belstaff jakke canada goose pris moncler jacket belstaff jacket barbour jakke canada goose expedition parka dame barbour jakke dame canada goose expedition parka barbour norge moncler vest
“Müşterilerimize Dünya Genelinde Ki Bütün Finansal Ürünlere Ulaşma İmkanı Sağlıyoruz”
Saxo Capital Markets Menkul Değerler Genel Müdürü Savaş Divanlıoğlu;
22.10.2016 18:44:24

 



“Müşterilerimize Dünya Genelinde Ki Bütün Finansal

 

Ürünlere Ulaşma İmkanı Sağlıyoruz”

 

 

 

 


Saxo Bank olarak çok stabil bir büyüme içinde olduklarını dile getiren Saxo Capital Markets Menkul Değerler Genel Müdürü Savaş Divanlıoğlu; ‘Biz ciddi, profesyonel ve disiplinli yatırımcıya bütün dünya finansal ürünlerine ulaşması noktasında çok verimli bir platform sağlıyoruz. Müşterilerimiz bu platforma istedikleri bir ortamda rahatlıkla ulaşabiliyor’ dedi.


Savaş Bey, Bize Saxo Capital’in genel yapılanması hakkında bilgi verir misiniz?
Saxo Capital Markets Türkiye, Danimarka’da Saxo Bank’ın %100 bir iştiraki. Danimarka’daki Saxo Bank, online yatırım bankacılığı alanında dünyada çok önemli pozisyonda olan bir şirket. Biz burada yatırımcı müşterilerin önüne bir platform koyuyoruz ve müşteri o platformu istediği bir ortamda açabiliyor. Platformu açtığı zaman dünyada 30 bine yakın işlem yapabileceği enstrümana ulaşabiliyor. Saxo Capital Markets olarak hem kurumsal hem bireysel yatırımcılara forex, CFD'ler, uluslararası hisse senetleri ve endeksleri, emtia piyasaları, uluslararası devlet tahvilleri, yabancı yatırım fonu türevleri, vadeli işlem sözleşmeleri ve opsiyon piyasalarında işlem yapma imkanı sağlıyoruz.


Yatırım danışmanlığı hizmeti hakkında ne düşünüyorsunuz?
Biz şirket politikası gereği yatırım danışmanlığı hizmeti vermiyoruz. Çünkü o hizmetin çok büyük sorumlulukları var. Biz piyasa görüşü veriyoruz. Müşterilerimize sürekli olarak piyasada ne olduğunu anlatıyoruz ve analizler gönderiyoruz, sonrasında kararlarını kendileri veriyorlar. Artık kaldıraçlı piyasalarda yatırım danışmanlığı yapılamıyor. Çünkü para birimleri öyle çok nereye gidileceği rahat rahat tahmin edilebilecek şeyler değil. Bir hisse senedi ya da bir emtia gibi arkasında ciddi hikaye koymak ya da bir yatırım yapmak çok kolay değil. Burada yapılabilecek yatırım danışmanlığı kötü amaçlı kullanılabiliyor. O yüzden ben bu konuda SPK’nın yanındayım, bence haklı ve yerinde bir karar.

 

Türkiye’deki sermaye piyasasının gelişimini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’nin içinde işlem yapabildiğimiz ürünler maalesef hala çok az. Diğer taraftan kabul edilirliği de çok az. Mesela şimdi yavaş yavaş insanlar FX öğrenmeye başlıyorlar. Çünkü çok fazla şirket var, sürekli seminerler yapılıyor, pazarlaması yapılıyor ama orda bile o kadar çok insan para kaybediyor ki. Bizde kazanç/kayıp oranları çok iyidir. En son açıkladığımız kazanç/kayıp oranımız 45’e 55. Herkes bu oranları web sitesinde açıklamak zorunda, piyasada bu oranlar 10’na 80 veya 15’e 85’tir. İnsanların yüzde 80-85’i kaybedince ister istemez küstürmüş oluyorsunuz. Çünkü herkes geliyor bir para kaybedip gidiyor. O zamanda Türkiye’de gerçekten Türk lirası haricindeki enstrümanlara yatırım yapabilen canı yanmamış, bunu incelemeyi seven, bilinçli olarak yatırım yapan insan sayısı otuz binlerde kalıyor.

 

SPK’nın buradaki işlevini ve aldığı kararları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bence kurumlarımız çok başarılı. SPK, müşteriyi koruma açısından belki de hiçbir ülkede olmadığı kadar etkin çalışan, hep yatırımcının yanında olan, her türlü şikâyetle uğraşan ve bunlara karşı regülasyonlar getirmeye çalışan bir kurum. Ama vergi tarafımız maalesef biraz geriden geliyor. Şuan hala FX tarafında bir vergi mevzuatı yok, genel vergi kanunlarının üzerine düşüyorsunuz. Buda aslında insanları çekingenleştiriyor. Birçok insan hiç vergi vermiyor, hâlbuki vermeleri lazım. Beyan da bulunmayan kişiye ne olacak? Beş sene sonra beş senelik vergisi mi alınacak? Dolayısıyla burada birazcık kafa karışıklığı var. O yüzden vergi açısından mevzuatın birazcık daha geliştirilmesi iyi olabilir.

 

Saxo Bank’ın Türkiye’ye bakış açısı nasıl?
Bizim için Türkiye çok önemli bir pazar. Çünkü nüfusumuz çok kalabalık ve bu işleri bilen çok az kişi var. Burada eğitim çok önemli, büyük potansiyel var. Türkiye bizim iş yaptığımız diğer onlarca ülke arasında iyi bir konumda ama çok daha iyi olabilir. Şirkette zaten o potansiyeli gördüğü için burada duruyor. İşin sürdürülebilirliği çok yüksek. Şimdi aracı kurumlar arasında gerçekten bu işlerden para kazanan az sayıda kurum olmaya başladı. Birde SPK çok iyi bir mevzuat değişikliğiyle bu işi daha da zorlaştırdı, artık küçük şirketler burada olmayacak.

 

Saxo Capital Markets Türkiye açısından 2015 nasıl geçti? 2016 beklenti ve hedefleriniz nelerdir?
Biz Saxo Bank olarak çok stabil bir büyüme içindeyiz. Sadece büyük müşterilerle çalışıyoruz, minimum on bin dolara hesap açıyoruz, az kaldıraç veriyoruz. Profesyonel, disiplinli müşteriler ve ticari kurumlarla çalışmaya özen gösteriyoruz. FX sektöründe ortalama müşteri hayatı üç ay civarındadır, bizim ölen çok az müşterimiz var. O yüzden de bizim cirolarımız sürekli ve stabil bir şekilde büyür. 2015 bizim için çok başarılı bir yıldı. 2016’da şuanda öyle gidiyor. Ama 2016’nın kendine özgü birçok problemi var, oda yatırımcının iştahını engelliyor.

 

Türkiye’de ekonominin genel gidişatını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de birkaç tane çok pozitif nokta var. Bunlardan bir tanesi bankacılık sektörü. Gerçekten de bankacılık sektörümüzün sermaye yapısı çok iyi, risk yapıları, kredi büyümesi, kötü kredilerin tüm kredilere oranı kontrol edilebilir durumda, kredilerin mevduata oranı çok büyüse de yine de kontrolsüz değil. Buralarda bizi iyi kılan ciddi bir çıpamız var. Diğer taraftan bu senenin en büyük sıkıntısı turizm. Bu terör olaylarından dolayı turizmde maalesef bizim gördüğümüz verinin çok daha ötesinde bir kriz yaşanıyor. Bu kriz sadece turizmle alakalı değil, turizmin çevresinde o kadar çok yan sektör var ki. Bunu iyi takip etmemiz lazım, sezonun sonuna doğru bu bizi nasıl etkileyecek hep birlikte göreceğiz. Turizm sektöründe mutlaka bataklar olacaktır ama boyutu ne olacak, kaç tane otel batacak ve o oteller batarken yanlarında borç aldıkları kaç kişiyi çekecekler. Bunlara iyi dikkat etmemiz gerekiyor. Büyümede mutlaka sıkıntı olacaktır. Çıpamız var ama bu sene ülke olarak çok zor bir sene geçiriyoruz.

 

İstanbul’un finans merkezi olması konusunda ne düşünüyorsunuz?
İstanbul finans merkezi olmak için bir numaralı aday ama mutlaka reformlar yapılması gerekiyor. Özellikle vergi tarafında çok ciddi reformlara ihtiyaç var. İnsanların buraya giriş, çıkışının kolay olması lazım. Mutlaka mevzuat açısından reform gerekiyor.

 

Yatırımcıya tavsiyeleriniz nelerdir?
Öncelikle aracı kurumu iyi seçmeleri lazım. İşlem yapacakları kurumun iyi bir yönetimi, iyi bir sermayesi olması lazım. Bu konuda biraz araştırma yapmaları gerekiyor. Biz maalesef Akdeniz kültürü olarak hep fiyat bağımlısıyız. Bu o kadar anlamsız bir şey ki. O yüzden biz o pazarlıklarda hiç yokuz, bizim fiyatlarımız sabit. Zaten profesyonel insan geldiğinde bizimle hiçbir zaman fiyat pazarlığı yapmaz. Çünkü bizim dünya çapında analistlerimiz var. O yüzden bize fiyat sormuyorlar. Müşterilerinde mutlaka bunlara bakması lazım. Nasıl bir servis alacaklarına, kiminle konuşacaklarına, şirketin sürekliliğine ve teknolojisine bakmaları lazım. Ondan sonra güvenilir bir şirket seçmesi ve ona göre işlem yapması lazım. Dolayısıyla piyasada çok temkinli olmakta fayda var, zor bir piyasa.. Ayrıca bütün yumurtaları aynı sepette tutmamakta fayda var.

 

Son olarak sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Robert Koleji mezunuyum. Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nde okudum. Daha sonra Amerika’da Penn State Üniversitesi'nde finans üzerine mastır yaptım. Sonra Amerika’da Citigroup merkezinde işe başladım. 2001’de Citibank A.Ş. Türkiye’ye tayin oldum, on üç sene Citibank’ta çok çeşitli departmanlarda yöneticilik yaptım. 2006 senesinde Türkiye’de Citigroup iştiraki Citi Menkul Değerler A.Ş'yi kurdum ve 2009’a kadar genel müdürlüğünü yaptım. Ondan sonra FX sektöründe Polonyalı bir şirketi Türkiye’de kurdum, onu da beş sene yönettim. Şimdi de buradayım.

 

Haberin Fotoğraf Galerisi

HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,4757 3,482
EURO 4,1725 4,1801
STERLİN 4,6968 4,7212
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.