“Forex Piyasasında İlk Onda Olmak İstiyoruz”
peuterey jakke canada goose jakke pris woolrich parka timberland norge timberland boots woolrich arctic parka uggs vintersko parajumper jakke uggs votter belstaff jakke canada goose pris moncler jacket belstaff jacket barbour jakke canada goose expedition parka dame barbour jakke dame canada goose expedition parka barbour norge moncler vest
“Forex Piyasasında İlk Onda Olmak İstiyoruz”
Zirve Forex Kurucusu Kemal Cenk Erdem;
30.11.2016 21:37:50

 

 

 

“Forex Piyasasında İlk Onda Olmak İstiyoruz”

 

 

 

Forex’in tamamen bir teknoloji işi olduğunu ve kendilerinin de teknoloji odaklı çalıştıklarını dile getiren Zirve Forex Kurucusu Kemal Cenk Erdem; ‘Bu iş gelişen, sürekli büyüyen ve devamında yeni müşterilerin gelebileceği bir kaynak, burada tek yapmanız gereken var olan müşterinize iyi servis vermek. Biz biraz daha komisyon odaklı işler yapmak istediğimiz için müşterimizin kazanması bizimle çok doğru orantılı oluyor. Çünkü bizde onlarla beraber canlı ve yaşar hale geliyoruz. Biz müşteri sayımızı artırmak hem hacim hem varlık olarak ilk onda olmak istiyoruz’ dedi.

 

 

Kemal Bey, kısaca kendinizden bahseder misiniz?
Ben mühendislik kökenliyim. 1996 da Amerika’ya gittim. İlk olarak City University of New York Gradute Center'da bilgisayar yüksek lisansı yaptım. Daha sonra Long Island University’de MBA yüksek lisans yaptım. 1997’de bir Yahudi firmasıyla tanıştım ve 12 yıl kesintisiz dört farklı aracı kurumda onların yöneticisi oldum. 2008 yılında oradan emekli olduktan sonra oğlumla beraber Türkiye’ye geldim ve İstanbul’da konumlandım. Ama finanstan kopamadım, burada daha fazla neler yapabilirim diye uğraştım, Türkiye’nin ilk hedge fonunu kendi özelinde aracı kurum bazında Tacirler Menkul’de kurdum. Daha sonra birkaç forex şirketinin altyapısında, Türkiye’de büyümesinde ve yurtdışından gelip burada kurulumunda emek harcadım. Sonrada geldik Zirve Forex’i kurduk.

 

Zirve Forex’in genel yapılanması hakkında bilgi verir misiniz?
Zirve Forex, SPK lisanslı İnfo Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin bir forex markası. İnfo Yatırım 1994’ten beri halka açık bir şirket olarak aracı kurum hizmeti veriyor. İnfo Yatırım, Türkiye’de halka açık iki aracı kurumdan biri, bizde onların forex markası olarak geçen yıl Haziran ayında faaliyete başladık. Türkiye’de forex işi her geçen gün hızlanıyor, Türkiye’de potansiyeli yüksek olan bir piyasa, şuan 50’den fazla aracı kurumun forex lisansı var. Forex piyasası aracı kurumların gerçek anlamda kendi maliyetlerini karşıladığı ve karlı hale getirdiği tek enstrüman. Çünkü hisse ve vadeli opsiyon tarafında artık eskisi gibi ne karlılık ne de çok ciddi hacimler var.

 

Forex piyasasını genel anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?
Forex piyasası yapılan reklamlarla, piyasadaki algıyla ve küçük yatırımcıya tanıtımla her geçen gün büyüyor. 2011 yılında SPK tarafından lisans verildi. Bu tür kaldıraçlı piyasalara lisans verilmesi neredeyse dünyada bir ilk. Daha önce İsviçre’de olmuştu ama çok kontrollü bir süreç değildi, bizim ki kadar kısıtlı ve sıkı bir mevzuatı olan başka bir ülke yok. O yüzden hem dünya genelinde hem yurt içerisinde güven unsuru teşkil ediyor. Bizim en büyük avantajımız yurtdışına açık değil. Eğer yurtdışındaki müşterileri alıyor olabilsek Türkiye’de çok ciddi bir potansiyelimiz olur. Ama yurt içindeki müşterilerde geçmişte yaşanan birçok hisse olayları, aracı kurum batmaları olduğu için SPK’da forex piyasalarına çok ciddi regülasyonlarla gelmiş. Bu işi yapabilmeniz için minimum 20-25 milyon TL’lik bir öz sermayenizin olması ve sermaye yeterliliğini her üç ayda bir korumanız lazım. Bununla beraber küçük yatırımcıyı ve kurumsal yatırımcıyı sistemin içerisine dâhil ederek onların üzerinden komisyon kazanıyor veya gelir yapıyor hale getirmeniz lazım. Forex ilk olarak yaklaşık 3 bin, 5 bin arası müşteriyle başladı, sonra yavaş yavaş tanıtımlarla bu sayı arttı, 2014-2015 yıllarında yaklaşık 15 ila 20 bin arasında müşterisi oldu. 2016 yılında yaklaşık 100 küsur bin hesap açmış forex müşterisi var. Aktif müşteri sayısı o kadar olmayabilir ama her geçen gün daha çok tanınan, daha çok bilinen ve kullanılan bir finansal enstrüman oldu. En büyük sebebi de bütün dünya paritelerine, bütün dünya endekslerine, bütün emtialara ve soft emtialara hâkim olabilmenizi sağlayan ve telefondan veya bilgisayardan çok rahatlıkla 24 saat işlem yapabileceğiniz bir finansal ürün olması. O yüzden her geçen gün popülaritesi artıyor. Şuanda aracı kurumların en büyük ekmek kapısı forex ve forex tarafındaki ürünler oldu.

 

Forex dışında başka yatırım araçlarınız var mı?
İnfo Yatırım olarak biz tam lisanslı bir aracı kurumuz. Hisse senetleri, vadeli opsiyonlar, tahviller, halka arzlar gibi yatırım yapma lisanslarımız var. Zirve Forex tarafında ise tamamen forex odaklıyız.

 

Yatırımcının sizi tercih etmesindeki en önemli etkenler nelerdir?
Forex piyasasında verilen platform, fiyatlar hepsi aynı, alınan komisyonlar dahi aynı, burada sizi ayrıştıracak olan müşteriye verdiğiniz servis ve hizmet. Bunu da birebir yapmaktan ziyade onlineda topluca yapabilecek yolları aramak zorundasınız. Araştırma raporlarınızın çok aktif olması, müşteriyle olan ilişkiniz ve analist tarafında lisanslı personelin çalışması önemli. Bunlar hep sizi sistemden ayrıştıran ve sizin tarafınızdaki işi arttıran modeller. Biz temelinde teknoloji odaklı çalışmaya çalışıyoruz. Bizim Zirve Forex Web Analiz Platformumuz var. O platformun içerisine hem gerçek müşterilerimiz hem potansiyel müşterilerimiz giriş yapabiliyor. Müşterilerimiz anlık olarak en geç 10-15 dakikalık güncelleştirmelerle her ürün hakkında aktif bilgi alabiliyorlar. Bizim her yorumumuz her gerçek müşterimize mesaj olarak anında düşüyor. Mobil aplikasyonu yapan ilk kurumlardan biriyiz, hem Android hem iPhone uygulamalarımız var. Piyasa analizlerini, önemli destek dirençleri, gelişen haberleri anlık olarak hızlı bir şekilde piyasaya sunma şansımız var. Yazılımcımızı ve tasarımcımızı kendi bünyemizde tutuyoruz. Bunlarla kendimizi ayrıştırmaya çalışıyoruz. Kendi yazılımcımız ve yazılım şirketimiz tarafından bir platform hazırladık. O platformda aynı matriks platformu gibi ama sadece FX yapabiliyorsunuz. Bu iş tamamen teknoloji işi, bizde bu şekilde müşteri memnuniyetini artırarak işimizi büyütmeye çalışıyoruz.

 

Nasıl bir müşteri portföyüne sahipsiniz?
Türkiye’deki genel istatistik yaklaşık yüzde 65 küçük yatırımcı, yüzde 30-35 de kurumsal. Bizim ağırlığımızda yüzde 65’e yüzde 35. İster istemez iki taraftan da müşterinizin olmasını istiyorsunuz. Çünkü biri devamlılık getirirken, öbür tarafta akış ve hacim getiriyor.

 

2015 yılı Zirve Forex açısından nasıl geçti? 2016 yılı hedefleriniz nelerdir?
Biz geçen yıl Haziran ayında faaliyete başladık, çok da iyi bir yere geldik. Bizim geçmişe dönük bir piyasa tecrübemiz vardı, bunu da sistemde kullanmasını başardık ve gayet iyi bir süreç yaşadık. Piyasada yaklaşık 50 tane aracı kurum var, bizde ilk 15 arasındayız. Eğer düşündüğümüz iş planını tamamlarsak 2017-2018 de çok daha iyi yerlerde olabiliriz. Bu iş gelişen, sürekli büyüyen ve devamında yeni müşterilerin gelebileceği bir kaynak, burada tek yapmanız gereken var olan müşterinize iyi servis vermek. Biz biraz daha komisyon odaklı işler yapmak istediğimiz için müşterimizin kazanması bizimle çok doğru orantılı oluyor. Çünkü bizde onlarla beraber canlı ve yaşar hale geliyoruz. Biz müşteri sayımızı artırmak hem hacim hem varlık olarak ilk onda olmak istiyoruz.

 

Türkiye’deki sermaye piyasasının gelişimini global ölçekte nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben 2009-2011 de Türkiye’nin en büyük aracı kurumlarından biri olan Tacirler’de Türkiye’nin ilk hedge fonunu kurdum. Zaten yurtdışında da bunu yönetiyordum. Oradaki bütün modellemenin içerisinde vardım. Türkiye hala orda mevzuattan dolayı çok büyük sıkıntılar yaşıyor. Opsiyon piyasamız çok verimli değil. Türkiye’de sizin büyümeden küçülmenizi, büyümeden kafanıza çekiç yemenizi sağlayan bir sistem ve bir mevzuat modeli içerisindeyiz. Halen de bu ister istemez devam ediyor. Gerçek opsiyon geldi ama risk iştahı ve algıdan dolayı hala varantı seviyorlar. Finansal enstrüman ve düzen açısından yapılması gereken çok iş var. Ama önce müşteri algısı ve müşteriye verilecek ürünler hizmeti önemli. O yüzden orda çok hızlı ve mükemmel gidiyoruz diyemeyeceğim.

 

Forex, aracı kurumlara ister istemez bir nefes oldu. Yoksa 80 küsur tane aracı kurum vardı bunların yarısı işlerini kapatacaktı. Forex kısmen de olsa bu furyayı korudu ve aracı kurumları değerli hale getirdi. Ama şimdi de Türkiye’deki aracı kurumlar arasında bir birlik yok. Hizmet ve kaliteyi arttırmaktan ziyade bana gel, bende işlem yap modeli var. Vadeli opsiyon borsasında eskiden binde iki, on binde beş komisyonlarla işlem yapılırdı ve aslında bu devam etseydi orası gelişebilirdi. Ama bir aracı kurum geldi ve ben yüz binde dört veriyorum diyerek maliyetine iş vermeye başladı. Böylece bütün VOB tarafındaki komisyonu aşağı çekti ve kimse para kazanamaz oldu. Şimdi aynısı maalesef forex’te de oldu. 2011’de başlayıp 2014’te tamamen komisyonların indiği bir düzen oldu. Eskiden 1 lotta 10-15-20 lira komisyon alırken şimdi artık 3-5 liraya çalışmak zorundasınız.Ama yine de bazı müşteriler fiyattan ziyade verilen servise de bakıyor ama onun içerisinde savaşıyoruz. Komisyonu indirerek aslında kendi kendimizi öldürüyoruz.

 

Sektörün en güncel sıkıntıları nelerdir?
Birincisi komisyondaki dengesizlik ve her aracı kurumun kendine özgü davranması ama serbest piyasadan dolayı bunda yapabileceğimiz bir şey yok. İkincisi SPK tarafından Şubat ayında mevzuatta yapılan yeni değişiklikler. Mesela demo hesap açıp altı günü uygulamak her yatırımcı için doğru değil. Bu benim gibi yeni başlayan kurumlara biraz haksızlık oluyor. Böylece tepedeki kurumları korumuş ve müşteriyi sisteme dağıtmamış oluyorsunuz. O yüzden bu bizim için bir handikap olmuş durumda. Onun dışında kaldıraçta indirime gidildi, aslında oda yatırımcı için güzel bir şey ama bir taraftan da yatırımcıyı çok koruyan bir şey değil. Mesela bir Euro/dolar paritesini eskiden 1 lotunu bin dolara alabiliyordunuz şimdi iki bin dolara alabiliyorsunuz. Aslında SPK diyor ki eğer kaybedeceksen daha fazla para kaybet, yoksa kaldıracın bu işte hiçbir değeri yok. O yüzden olay kaldıraç değil, daha çok eğitim ve risk algısı. Kaldıracı indirerek müşteri kaybını engelleyemezsiniz. Çünkü bu risk iştahıyla alakalı bir şey. Ama siz müşterinin öğrenirken daha çok para kaybetmesine sebep oldunuz ve egoyu ön plana çıkarttınız. Bence bu kaldıraca gerek yoktu, daha fazla risk ve kaldıraç eğitimi daha verimli olurdu. Ama Türkiye’nin yapısında ve geçmişinde çok tokat yemişlik olduğu için SPK’da kendini korumak istiyor. Bir tarafta da artık bana ne kadar az şikâyet gelirse, bende onunla o kadar az uğraşırım düşüncesi var. Ama yavaş yavaş biz buna da alıştık. 

Haberin Fotoğraf Galerisi

HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,4757 3,482
EURO 4,1725 4,1801
STERLİN 4,6968 4,7212
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.