“Türkiye Cumhuriyeti Devletine Yürekten Bağlıyız”
peuterey jakke canada goose jakke pris woolrich parka timberland norge timberland boots woolrich arctic parka uggs vintersko parajumper jakke uggs votter belstaff jakke canada goose pris moncler jacket belstaff jacket barbour jakke canada goose expedition parka dame barbour jakke dame canada goose expedition parka barbour norge moncler vest
“Türkiye Cumhuriyeti Devletine Yürekten Bağlıyız”
Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek;
30.11.2016 22:43:28

 

 

 

“Türkiye Cumhuriyeti Devletine Yürekten Bağlıyız”

 

 

Türkiye’nin en köklü firmalarından Özdilek Holding, kurulduğu günden bu yana faaliyet gösterdiği tüm sektörlerde gerçekleştirdiği yatırımlar ve yarattığı istihdam ile Türkiye’ye değer katıyor.

 

Özdilek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Özdilek, “Türkiye Cumhuriyeti Devletine yürekten bağlıyız. Tüm enerjimizle çalışarak Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği için çalışmaya, üretmeye, ülkemize ve insanımıza değer katarak büyümeye devam edeceğiz” dedi.

 

Özdilek Holding’in dünden bugüne uzanan başarı öyküsünden bahseder misiniz?
İş hayatına 1967 yılında perakendecilik ile başladık. Daha sonra 1971 yılında havlu imalatı ile devam ettik. 1984 yılında da ilk başlangıçtaki perakende heyecanımızı, alış veriş merkezi şekline dönüştürerek Yalova yolu üzerinde 400 metrekare büyüklüğünde bir mağaza açtık. 1987 yılında da sekiz bin metrekarelik geniş bir alanda Türkiye’nin ilk AVM’leri arasında yer alan Özdilek AVM’yi açtık.

 

Özdilek AVM olarak şu anda Türkiye’nin 21 noktasında bulunmaktayız. 2016 yılı sonu itibariyle Özdilek Holding çatısı altında istihdam ettiğimiz kişi sayısı 8000’e ulaşacaktır. Perakende sektöründe de 5500 kişiye ulaşıyoruz. Diğer istihdam ettiklerimizde sanayi ve otel kısmında çalışmaktadır. Sanayi sektöründe havlu, nevresim takımı üretiyoruz. Bu sektördeki ihracatımız yılda 30-40 milyon dolar arasındadır. Ayrıca, holding bünyesinde 1250 üniversiteliyi istihdam ediyoruz.

 

Özdilek holding olarak, bütçe disiplinine, niteliğe önem veriyoruz. Firma kültürüne çok dikkat ediyoruz. Özdilek Holding olarak, bizler karı amaç olarak görmüyoruz, araç olarak görüyoruz. Amaç; müşteriye en iyi hizmeti sunmak ve müşteriye en iyi ürünü üretmektir.

 

Örf ve adetlerimize saygılıyız, ülkemizi seviyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devletine yürekten bağlıyız. Siyasi partiler de amaç değil birer araçtırlar. Amaç Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yaşamasıdır. Demokrasilerde tez, antitez ve sentezi herkesin düşünmesi gerekir. Demokrasi var ise tez de vardır yapıcı olarak antitezde olacaktır ve bu ikisinin karışımından düzgün bir sentez oluşması gerekir. Bu da Türkiye’nin gelişmesine, muhasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmasına faydalı olmalıdır.

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bizden öncekilerin verdikleri vergilerle, bizleri beş kuruş para almadan okuttu. Devletimizin yapmış olduğu yollarda yürüdük, hastanelerinde tedavi olduk ve bunları yaparken beş kuruş para vermedik. Bizden sonraki nesillere daha güzel bir Türkiye bırakmak için teoriği doğru öğrenip, pratiğe uygulamamız gerekir. Pratiğe uygulamamız içinde bir meslek sahibi olmamız gerekiyor. Parası az veya çok diye bu mesleği de sevmeme lüksümüz yok. Kesinlikle yaptığımız işi seveceğiz ve işimizi yürekte yapacağız. Bunları yaparken de bir gün 24 saat ise sekiz saati çalışmakla sekiz saati dinlenmek ile sekiz saati de uyumakla tamamlamamız gerekiyor. Bunların hiçbirisini lüks peşinden koşarak, bütçenize göre hareket etmeyerek, israf etmeye ve borçlanma şeklinde yapmaya hakkımız yok.

 

Ne idim şimdi neyim ve ne olacağımı hiçbir zaman aklınızdan çıkarmamanız gerekiyor. Hangi işi yaparsak yapalım kesinlikle dürüst olmamız gerekir. Bu dürüstlükten taviz vermeden yolunuza devam ederken de; eğer ticaret yapıyorsanız doğru malı doğru rafta doğru fiyatta doğru zamanda doğru satıcıyla birleştireceksiniz, ondan sonra da takdiri Allah’a bırakacaksınız. Bu sayede üretim yaparak katma değer yaratmak ve ülkemizi kalkındırmamız gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti baki, insanlar ise fanidir. Burada önemli olan, sizden sonraki nesillere ‘’iyi bir insandı’’ dedirttirecek işler yapmaktır.

 

Özdilek Holding olarak, bizler vergi vermekten çok büyük mutluluk duyuyoruz. Maliye Bakanlığı ilk yüz vergi verenleri açıklıyor. Bu açıklananlar arasında şahsım Hüseyin Özdilek’de yer alıyor. Aslında bu bir şey değildir. Esas olan bünyenizde 8000 kişiyi çalıştırıp onların muhtasar vergisini ödemek, sigortasını ödemek. Tabi bunları çalışan ödüyor ama siz bunlara vesile oluyorsunuz. Bunlara ek olarak kurumlar vergisini ödemek, KDV’yi ödemek ve emlak vergisini ödemek. Dolayısıyla bunları üst üste koyduğunuz zaman bizim devlete ödediğimiz 150 milyon Türk lirasını bulmaktadır. Aslında Maliye Bakanlığının bu 150 milyon Türk lirasını alt alta yazıp bildirmesi gerekiyor. Maliye Bakanlığının açıklamış olduğu rakamlar küçük, gerçek rakamlar biraz önce söylemiş olduklarımın alt alta toplanması, gerçek vergiler bunlardır.

 

Özdilek’in sürdürülebilir büyümesi hakkında neler söyleyeceksiniz?
Özdilek Holding olarak, ülkemiz için çalışıp, katma değerler oluştururken bunları da sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Biz sürdürülebilirliği havlu üretimi ve satışında yapıyoruz. Havlu ilk defa 18. yüzyılda Bursa’da icat edilmiş ve dünyaya ismiyle duyurulmuştur. Şu anda ise Türkiye havlusunu dünyaya cismiyle tanıtıyor. Bunların başında da Özdilek gelmektedir. Nevresim takımları, uyku setleri ve kapitone örtüler bunların hepsini ihraç ediyoruz. Bunların olması demek, Türkiye’nin döviz ihtiyacının karşılanması ve katma değerin oluşması demektir. Mesela pamuğu Türkiye’de üretiyoruz. Burada önemli olan pamuğu katma değer haline getirip ihraç etmektir. 1970’li yıllarda pamuk üretimi 300 bin ton üretiliyordu. 150 bin tonu o zaman ihraç ediliyordu, geriye kalan 150 bin ton ise Sümerbank’taki dokuma fabrikalarında tüketiliyordu. 24 Ocak 1980 kararlarından sonra Türkiye’deki sanayileşme teşviklerle birlikte gelişti ve o zamanlar 4 milyar dolar olan ihracatımız 1990 yılında 16 milyar dolara çıktı. 2000 yılında da ihracatımız 30 milyar dolara çıktı. İhracatımızın bu kadar gelişmesinin ana temeli sanayileşmede aldığımız mesafedir.

 

Bir toplumda üç tane kalkınma sektörü vardır. Bunların birincisi tarım sektörü, bir diğeri sanayi sektörü ve son olarak da perakende yani hizmet sektörüdür. Bu üç sektörde kalkındığınız zaman bilgi toplumu oluyorsunuz ve toplam kaliteyi yakalıyorsunuz.

 

Peki, öncelikli yatırım alanlarınız neler oldu?
Biz 1971 yılında perakendecilikten havlu imalatına geçince burada başarılı olmak için çok çalıştık. Talebin bol olduğu zaman mal satmak kolaydır, önemli olan arzın bol olduğu zaman mal satabilmek. Arzın bol olduğu zamana gelmeden önce üretimi arttırabilmek gerekir. Talebi daha çok arttırmak için müşterinin ayağına gitmeye başladık. Bursa’da herkes malını gelen müşteriye satarken, biz üretici olarak Kayseri’ye, Ankara’ya, Samsun’a ve İstanbul’a devamlı giderek oradaki toptancılara mal satardık. 1976 yılında Sümerbank’ın 400 mağazasında mal satmaya başladık. 1980 yılında Libya’ya ihracat yapmaya başladık. Belirli bir kapasiteye ulaşınca, artık teknolojinin de yenilenmesi gerektiğini gördük. Biz, 24 tane dokuma tezgahıyla üretim yapıp, ürettiğimiz malın tamamını ihraç eder hale geldik. 1987 yılında hızlı bir şekilde kapasitemizi arttırarak ikiye katladık. 1200 tondan 2400 tona, 1991 yılında 4800 tona ve 1996 yılında 10 bin tonluk kapasiteye ulaştık. Dolayısıyla bu kapasitelerin düzenli bir şekilde artması, planlanması, satışının iç ve dış pazarda marka olarak oluşmasına neden oldu.

 

Özdilek markasının oluşmasında dikkat ettiğiniz hususlar nelerdir?
Yaptığınız ürünü, kaliteden ödün vermeden en kaliteli şekilde üreteceksiniz. En iyi pamuğu alacaksınız, en son teknolojiyle üretim yapan fabrikayı kuracaksınız. Bunları yaparken de burada çalışanların hakkına riayet edeceksiniz. Siz çalışanlarınıza karşı görevinizi yerine getirmezseniz, kaliteli mal üretemezsiniz. Özdilek Holding bünyesinde çalışan bir personele 2 yılını doldurdu mu kıdem tazminatını da veriyoruz. Başka bir işletmede bu yoktur. Bu söylemiş olduğum bütün hususlara dikkat ederseniz ve malın kalitesiz olanını ayıklarsanız o zaman size gelen mal iadesi de az oluyor. Bunu nasıl görüyoruz, kalite kontrolümüzün iyi olmasıyla görüyoruz. Bizde ürün iadesi binde birdir. Müşteri memnuniyeti bizde en üst seviyededir. Müşteriye çok önem veriyoruz, burada önemli olan fark yaratmaktır. Fark yaratırken de biraz önce söylemiş olduğum bütün hususlara dikkat edeceksiniz, bunlara ek olarak da rakip firmadan daha uygun fiyatla mal üreteceksiniz ve ürününüzü uygun bir kar payı koyup satacaksınız ve bunu da sürdürülebilir bir şekilde yapacaksınız.

 

Biz, hiçbir zaman şu kadar para kazanacağız diye hareket etmedik. Biz işimizi düzgün yapacağız dedik, tabi bunları bütçeler ile yapıyoruz. Bütçe disiplinine çok dikkat ediyoruz. Eğer; kar/zarar/verimlilik/gelir-gider konularını iyi dengeleyemezseniz bir ürünü ne kadar ucuza satarsanız satın yine giderin altında ezilirsiniz ne kadar yükseğe satarsanız satın yine giderin altında ezilir gidersiniz. Optimal fiyatlarla, optimal gider kontrolüyle gitmek zorundasınız. Bunlara dikkat ettiğiniz zaman rakibinizden farklı oluyorsunuz ve kalıcı sürdürülebilir gelişme ve büyüme gösteriyorsunuz.

 

Türkiye’nin ekonomik gelişimini nasıl görüyorsunuz?
Gönül ister ki bir an evvel Almanya seviyesine ulaşalım. Peki, Almanya seviyesi denince akla gelinen nedir diye sorarsanız, ithalatın ihracatınızdan az olmasıdır. Ya da ithalatın fazla ise o zaman da bu fazlalık tüketim malına değil, yatırım malına gelmelidir. Bundan dolayı da sanayileşme başta olmak üzerine, Ar-Ge’ye de dikkat ederek insan planlaması yapmamız gerekiyor. Bu şekilde yaparsanız ülke kalkınır, ülkedeki insanlar vergisini öder, refah seviyesi artar ve gelişmiş ülke düzeyine ulaşırız.

 

Bugün cironuzun ne kadarı üretimden, ne kadarı perakendeden geliyor?
Özdilek Holding’in cirosu, bir milyon 650 bin TL. Bu cironun yüzde 60’ını perakende yüzde 30’unu sanayi yüzde 10’nunu da kiralama ve otel yatırımlarından oluşmaktadır.

 

Gerçekleştirdiğiniz sosyal sorumluluk projelerinizden bahseder misiniz?
Özdilek'in yaptırıp Milli Eğitim Bakanlığı'na teslim ettiği toplam 8 tane okulu bulunmaktadır. Önümüzdeki yıllarda iki tane daha okul yaptırmayı düşünüyoruz. Yapmış olduğumuz okulların bugünkü değeri 80 milyon Türk lirasıdır. Özdilek bu okullar ile ülkemizin geleceğinde en önemli yeri olan Türk Eğitim ve Öğretimi'ne katkıda bulunmaktadır. Sosyal sorumluluk anlamında proje geliştirmeye ve proje yapmaya devam edeceğiz.  

Haberin Fotoğraf Galerisi

HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,6595 3,6661
EURO 4,3219 4,3297
STERLİN 4,8038 4,8288
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.