michael kors portemonnaie nike roshe run louboutin sneaker nike air presto nike sb stefan janoski max hollister berlin oakley schweiz ray ban outlet ralph lauren pullover nike presto nike air force nike air max 2016 nike air huarache damen pandora schweiz ralph lauren schweiz nike air max thea beige oakley brillen lacoste polo pandora schmuck polo ralph lauren pullover ray ban clubmaster nike roshe nike store
viagra Levitra Soft Tabs Kamagra Fizzy Tabs Acquistare Viagra Soft Tabs Viagra Generic Test Pacchetti Originale Acquistare Levitra Strips Il brevetto Viagra Cialis e Super Kamagra Acquistare Cialis Strips Viagra Pastiglie Viagra e Disfunzione Erettile priligy dapoxetina generico Kamagra 100 Cialis online Levitra Generico Domande e Risposte sul Viagra Test pacchetti Propecia generico Acquistare Cialis Soft Tabs Viagra e generici Levitra Cialis Generico Lovegra Super Kamagra Viagra femminile Acquistare Test Pacchetto Generico LIDA Dai dai hua Cialis Pastiglie Acquistare Super Kamagra Cialis Generico Viagra online
“Çimento Sektöründe Nitelikli İşgücüne Olan İhtiyaç Her Geçen Gün Artıyor.”
canada goose outlet canada goose madrid mbt baratos polos ralph lauren mujer timberland hombre nike air force 1 blancas gafas carrera baratas louboutin madrid nike janoski baratas chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins
levitra generico comprar cialis cialis generico kamagra 100 viagra sin receta
Limak Çimento Grubu Ceo'su Gültekin Aksüyek;
09.10.2014 00:00:00

 

 

 

 

“Çimento Sektöründe Nitelikli İşgücüne

 

Olan İhtiyaç Her Geçen Gün Artıyor.”

 

 

 

 

Limak Çimento Grubu Ceo’su Gültekin Aksüyek ile çimento grubunun güçlü yapılanması, hedefleri ve yatırımları üzerine yaptığımız söyleşide Aksüyek, Türkiye'nin büyüme ve kalkınma vizyonuna paralel olarak sektörün işgücü ihtiyacı ve eğitim niteliğine yönelik önemli açıklamalarda bulundu.

 


Limak Çimento Grubu Ceo’su ve aynı zamanda Yönetim Kurulu üyesi ve Murahhas Aza olan Gültekin Aksüyek, “eğitimin insan kaynağının niteliğini belirleyen ana unsur olduğunu söyledi. Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme ve kalkınması için itici gücün iyi eğitimli insan gücü olduğuna işaret eden Aksüyek, insan gücüne niteliği kazandıran ise öğretmenlerdir” dedi.


Aksüyek, ülke olarak öğretmen politikasını iyi bir yere oturtamadık. Bugün bile öğretmen ihtiyacı olduğu için birçok farklı lisans dallarından öğretmen ataması yapılıyor. Türkiye eğitim politikasın da en büyük hatayı, geçmişte öğretmen yetiştiren eğitim enstitülerini kapatmakla yapmıştır. Bu açığın o günden bugüne hızla büyüyerek devam ettiğini görüyoruz. Eğitim sisteminde üzerinde en çok durmamız gereken şey “öğretmen yetiştirilmesi ve iş dünyasının eğitimli insan gücü ihtiyacıdır.” dedi

 

Aksüyek’e göre, iş dünyasında uygun koşullar oluştuğunda kısa sürede büyük başarılar elde edilebilir. Fakat bu durumun rekabetçi bir ortamda kalıcı üstünlük sağlaması ve sürdürülebilir olabilmesi ise ancak eğitimli insan gücü ile mümkündür.

 

Ama maalesef bu güne kadar sürekli değişikliğe uğrayan ve halen rotasını çizememiş bir eğitim politikamız var. Eğitim sistemimiz iş dünyasının ihtiyaç ve beklentilerine uygun eğitim kategorisi, mezun sayısı, bölüm (branş) ve nitelik planlaması yapamamıştır. Eğitim kurumları ile sektörler iç içe değil, birbirinden kopuk. Uygulamalarda iş dünyasındaki ihtiyaçların gözlemlenerek öğrencilerin bu çerçevede donatılması gerekir.

 

Ülkemizde gelecekte iş dünyasındaki farklı sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli ara eleman ihtiyacının katlayarak artacağı ve mevcut eğitim sitemimizle bu ihtiyacın karşılanamayacağını düşünüyorum. Nitekim bu gün bile sektörde ciddi bir yetişmiş ara eleman ihtiyacı bulunmaktadır. İş dünyasının işi bilen, alanında yetişmiş nitelikli eleman sorunu var ve ülkemizde kısaca iş yapacak elemana ihtiyaç var. İşi yapmasını bilen, becerisi ve yeteneği olan elemanın zaten işsizlik gibi bir sorunu yok fakat eğitim kurumlarımız bugünkü yapılarıyla bunu sağlayamıyor.

 

Bir elemanı işe almadan önce mevcut eğitim sistemimiz içerisinde ilgilinin ciddi bir mesleki olgunluğa ve altyapıya kavuşması gerekir. Nitelikli öğretmenlerle ilkokuldan başlayarak ortaöğretime kadar verilecek olan sağlam bir temel eğitimden sonra öğrencinin bireysel gelişim özelliklerine, yetenek, ilgi, yatkınlık vb. kriterlere dayalı bir branşlaşma anlayışıyla olgunlaştırılması lazım. Kısaca öğrencinin gelecekte yapmak istediği iş ve mesleğin bilgisi ile yoğrulması ve donatılması gerekir ve mezuniyet sonrası ne iş yapabileceğinin bilincine kavuşturulmalıdır. Bununla birlikte akademik eğitimin yanı sıra kişisel gelişim ve mesleki becerilerin arttırılması ve teoriyi pratikle pekiştirmek amacıyla öğrenciyi layıkıyla test edecek bir staj sürecinden geçirmek, özellikle ara eleman ihtiyacında iş dünyasının beklentilerine daha hazırlıklı bir başlangıç imkanı verecektir. Okulların tüketici değil, üretici vatandaşlar yetiştirmesi hedeflemeli. Bireye tüm eğitim hayatı boyunca verilecek olan her bir eğitim aşaması; nihai, bütünleşik bir hedef etrafında toplanmalı, birbirinden kopuk ve ilgisiz olmamalı.

 

Üniversitelerin de sanayiden bağımsız tutulması yukarıda belirtmiş olduğumuz kısır döngü ile sonuçlanır dolayısıyla üniversiteler de proje ve çalışmalarını ancak sanayi ile paylaşırlarsa yapılan çalışmalar daha anlamlı ve kalıcı olur. Öğrenciler yükseköğrenim sisteminde iş dünyasından kopuk bir şekilde, uygulamadan yoksun, sadece teorik bilgi ile donatılıyor. Oysa fakültelerin, yüksekokulların bölümlerinin ve programlarının kendi sektörlerindeki iş kollarıyla birlikte, iç içe çalışmaları, öğrencilerini gelecekte çalışacakları iş dünyasının, sektörün ve firmaların ihtiyaçlarına göre yetiştirmeleri gerekir. Örneğin çimento fabrikalarının asli istihdam unsurlarından biri olan Kimya Mühendislerine üniversitelerde kaç saat çimento öğretiliyor diye bakın, 4 saati geçmez.

 

Sektörün insan gücü ihtiyaç ve beklentilerinin eğitim ve öğretim sistemimizde taban bulacak ve destekleyecek şekilde doğru dizayn ve entegre edilmesi, eğitim ve öğretim kurumlarının bu kapsamda müfredatlarını revize etmeleri gerekir. İşe yeni yeni girecek olan bir aday okul evresinde yeterli mesleki bilgi ve birikimi edinemediğinde iş arama sürecinde çok seçici ve özgüveni yüksek olamayacak ve bu durumun doğal bir sonucu olarak da ne istediğini bilen bir çalışan yerine, bulduğu işte tutunmaya çalışan bir profile dönüşecektir.

 

Öte yandan iş kazalarını önlemede çalışanlarımıza ruh ve beden bütünlüğü içinde çalışmalarını sürdürecekleri bir ortam sağlamak kadar çalışanların mesleğe başlamadan önce iş ile ilgili alacakları teorik veya pratik her türlü teknik ve mesleki eğitimlerin de iş kazalarını önlemede son derece önemli bir etkiye sahip olduğu, olası risklere ve iş kazalarına karşı daha güçlü bir koruyucu öngörü oluşturduğu, bilgi ve birikim sağladığı hususu gözardı edilmemelidir.

 

Limak Grubu olarak 2000 yılında Siirt-Kurtalan çimento fabrikasını satın alarak çimento sektörüne girdiniz. 2000 yılından geldiğimiz bugünkü sürece kadar, Limak Çimento nasıl bir gelişim ve büyüme gösterdi?

Kurtalan Çimento lokasyon olarak çok zor bir yerdi. Güneydoğuda yıllarca devletin işlettiği bir fabrikayı konuşuyoruz. O zamanlar çok kötü konumdaydı. Teknolojik anlamda fabrika bitmiş durumdaydı. Biz de o zaman kademeli olarak bir yenileme hareketine başladık. Fakat en büyük şanssızlığımız fabrikanın alımından sonra gelen 2001 krizi oldu. O dönemde orada çok büyük sıkıntılar yaşadık. Tabi ne yaptığınızı bildiğiniz zaman, işinizi iyi biliyorsanız, ekip çalışmasına uygunsanız, size güvenen insanlar varsa ve ülkenize güveniyorsanız ki bu çok önemli, içinizde insan sevgisi varsa o zaman bunların üstesinden gelmeniz mümkündür. Biz oraya da güvendik, bizim vatanımız dedik, Allah’ta yardım etti ve biz işimizi yaptık. Sonuç olarak yurtiçinde, bugün 7 entegre çimento fabrikası ve 3 öğütme-paketleme tesisimiz mevcut. Asıl büyüme hamlesini TMSF’ den yapılan satışlar ile başlattık. Bir yıl öncesinde çimento fabrikası kurma kararı almıştık.


Fakat bu satışlar gündeme gelince, dedik ki yeni bir fabrika kurmaktansa bu lokasyonda bir fabrikayı satın almak daha avantajlı. Akabinde Gaziantep ve Ergani fabrikalarını satın aldık ve 3 fabrika olduk. Daha sonra Türkerler Grubundan Urfa Çimento’yu satın aldık ve 4 fabrika olduk. Bu arada temelden başlamak suretiyle yeni iki öğütme-paketleme tesisi kurduk. Bunlar Kurtalan Çimento’ya bağlı Bitlis Öğütme Tesisi ve bir de Şanlıurfa Çimento’ya bağlı Mardin-Derik Öğütme Tesisi.

 

2007 yılında Set Çimento ile görüşmüş fakat fiyatta anlaşamamıştık. Onlar da fabrika ve tesisleri o dönemde Ruslara satmışlardı ama o satıştan geri dönüldü. Dönüp baktığımız zaman 2007 yılında Set Grubun fabrikalarını o dönemde iyi ki almamışız diyoruz, satın alsaydık çok ciddi bir kaybımız olacaktı. Set grubun fabrikalarını Rekabet Kurulu’nun verdiği onay doğrultusunda, 2011 yılında satın aldık. Böylece Ankara, Trakya ve Balıkesir fabrikaları ile hazır beton grubunu bünyemize kattık. Sözkonusu Set grup fabrikaları, biz satın almadan önce de üç-dört yıl satış süreci yaşadığı için, buralarda yıllarca yabancı yatırımcı hiçbir yatırım yapmamış, çalışanların da şirketlerine güveni kalmamış, dolayısıyla teknolojik olarak hiç bir yenileme ve iyileştirme yapılmamıştı. 2011 yılında biz fabrikayı satın alır almaz derhal yatırım hamlesi başlattık. Bir kısım iyileştirmeleri hızlı yapma imkânımız vardı ve biz de onları yaptık.

 

Ama esas iş büyük yatırımlardaydı. Çünkü kapasiteler yetersizdi. Örneğin Trakya fabrikasının kapasitesini yaklaşık üç katına çıkardık. Birinci kısım yatırım bitti. Yatırım öncesinde günlük 1750 ton üretim yapılırken şu anda 2500 ton üretiyoruz. Hemen yanına da 4000 ton kapasiteli bir hat kurduk ve o da nasip olursa Kurban Bayramı öncesi devreye girecek. Dolayısı ile orada çok büyük bir pazar payımız olacak.

 

Rekabet Kurumu birtakım firmalar için tekelleşiyor diye satın almalarını iptal etti. Geçmişte Gaziantep Çimento ihalesini SANKO Grubu kazanmıştı. Ama daha sonra Rekabet Kurumu bunu iptal etti ve Limak Grubu’na verdi. Burada yaşanan sorun neydi?

Adıyaman Çimento, SANKO Grubundaydı. Daha sonra TMSF’ den Gaziantep Çimento satışa çıktı. İhaleyi SANKO Grubu kazandı. Fakat Rekabet Kurumu uygun görmediği için satış iptal edildi ve ikinci sırada biz vardık ve biz aldık. Tabi bunların kriterlerine çok iyi bakmak gerekiyor. Bana bugün sorsalar SANKO Grubu, Gaziantep Çimentoyu alsaydı rekabet ruhuna aykırı bir şey olur muydu deseniz, ben olmaz derim. SANKO, Gaziantep’i alamadı ama bugün Kahramanmaraş-Narlı’ya günlük 9000 ton kapasiteli fabrika kurdu. Yani yeni kurulurken Rekabet Kurumuna gitmiyorsunuz. Yeni bir yere kurarken istediğiniz kapasitede kuruyorsunuz ve rekabet hukuku açısından bir sorun olmuyor ama aynı pazarda 1000 tonluk bir fabrika almaya kalksanız incelemeye giriyorsunuz.

 

Peki, bunun nedeni nedir?

Mantık olarak yapılan şey doğru, burada asıl amaç tüketiciyi korumak. Pazarda tek başınıza hâkim oyuncu olursanız, çimento talebi de varsa arz-talep dengesi de doğruysa istediğiniz fiyata ürün satarsınız. Burada üretici kazanır, tüketici kaybeder. Biz de aynı şekilde Van’ı kaybettik. Biz de Van Çimentoyu almıştık, Van Çimentonun alımı bitti ve Rekabet Kurumuna başvurduk. Rekabet Kurumu, Van Çimentoyu bize vermedi, satışı iptal etti. İkinci sırada olan Mısırlı bir şirket aldı. Sebep olarak da Siirt-Kurtalan Çimento fabrikasının bizde olmasıydı. Siz burayı da alırsanız hâkim oyuncu olursunuz dediler. Aslında bu işin felsefesi doğrudur, burada amaç tüketiciyi korumak.

 

Çimento sektöründe navlun bakımından limanlara yakın olmanın daha avantajlı olduğu söyleniyor. Limak Çimento olarak sizin bu konuda ki çalışmalarınız nelerdir?

Eğer ihracat yapacaksanız mutlaka limana yakın olmanız gerekir. Biz fabrika alırken ya da yeni fabrika kurarken her zaman olaya şöyle baktık. Mesela Ankara’da fabrika kuruyorsanız ihracat için kuramazsınız. Ankara’da fabrikayı iç piyasa için kurmak zorundasınız. Ama Akdeniz bölgesinde bir fabrikaya sahip olmak istiyorsanız, liman uzaklığını düşünmek zorundasınız. Ama enteresan olan, Türkiye’de ihracat fiyatları yıllardır çok aşağı seviyelerde seyrediyor. Yani çimento üreticileri aslında ihracattan para kazanmıyorlar. Çünkü ihracat fiyatları navlun bindiği zaman varış noktasında çıkış fiyatlarını kurtarmıyor. Örneğin gittiğiniz yerde çimento 100 dolar, Türkiye’de şu an çimento 50 dolar. Ama siz gemi navlununu, liman masraflarını, gümrüklemeleri, gittiğiniz ülkedeki vergileri üstüne koyarak yola çıkıyorsunuz. Siz çimento ihraç ederken, iç piyasadaki fiyatların daha altına ihraç ediyorsunuz. Dolayısı ile biz ihracatı içeride tüketemediğimiz, kapasitenin kalan kısmı için değerlendiriyoruz.

 

Ama bizim Güneydoğudaki fabrikalarımız için bunun tam tersine çalışan bir durum var. Örneğin, biz Urfa’da kapasite artırımı yaptık ve kapasiteyi iki katına çıkarttık. İhracatı öngördüğümüz için bu kapasiteyi arttırdık. Irak ve Suriye için bu artırımı gerçekleştirdik. Karasal sınırlardan geçmeyi hedefleyerek bunu yaptık. Bugüne kadar çok ciddi de ihracat rakamlarımız oldu. Irak’ta ki ortamın düzelmemesi, Irak’ta fabrikaların kurulması, kapasite artışları, İran’dan Irak’a çimento ihracatının olması Türkiye’nin Irak’a olan çimento ihracatını yıldan yıla son dört yıldır sürekli düşürüyor. Ama buna rağmen yine de Irak’a bir ihracatımız var. Suriye’de üç yıldır iç karışıklıktan dolayı ciddi bir ihracat yapamıyoruz. Bu iç karışıklık olmadan önce biz Suriye’ye yılda 400 bin tona yakın çimento satıyorduk. Şimdi Kilis’te yeni bir fabrika kuruyoruz. Burada kurulacak olan fabrikamız 5 bin ton/gün kapasite ile çalışacak. Kilis’te kuracağımız fabrika hammadde kaynağının tam içerisinde bulunuyor. Ayrıca burada ilk defa gurubumuzda Bimsblok üretimine başlıyoruz. Yani ısı iletkenliği yüksek briket üreteceğiz. Bunun içinde aynı bölgede maden ocaklarımız var.

 

Limak Çimento Grubu olarak, hazır beton sektöründe nasıl bir çalışma içerisindesiniz?

Bizim hazır beton işletmeciliğimiz; Set Grubunu satın aldıktan sonra başladı ve biz hazır betonun işleyiş yapısını değiştirdik. Şu an hazır betonda franchising modeli uyguluyoruz. Santrali biz kuruyoruz, arazi tesis sahibinin tapulu malı oluyor. Hareketli araçların tamamı tesis sahibinin oluyor. Biz kalite konusunda onlara danışmanlık yapıyoruz, onları denetliyoruz ve çimentosunu da biz veriyoruz.

 

Çimento sektörü ile ilgili kalifiye eleman konusunda sıkıntı yaşıyor musunuz? Türkiye bu anlamda yetişmiş insan gücüne sahip mi?

Çimento sektörü Türkiye’deki en köklü kuruluşlardan bir tanesi. Mesela şu anda içerisinde oturduğumuz fabrika yıllık 15 bin ton kapasiteyle 1926 yılında Atatürk’ün talimatıyla kurulmuş. Ankara’nın imarı için kurulmuş bir fabrika. Dolayısı ile doksan yıllık bir birikimimiz var. Türk çimento sanayii, insan gücü ve teknolojinin en güçlü olduğu sektörlerden biri. Burada geçmişten gelen ciddi bir çimento kültürü oluşmuş. Çimento sektörünün bu günlere gelmesinde bu işe zamanında gönül vermiş çok değerli yöneticilerin ciddi emeği var. Bu bilgi birikimi ve kültürüyle, bu gün sektörde çok iyi yetişmiş mühendisler ve bunların arasından üst düzey yöneticiler çıkmıştır.

 

Olaya bir de şöyle bakmak lazım, her büyüme ful otomasyon değilse eğer mutlaka beraberinde bir de insan ihtiyacı doğurur. Eğer siz eğitim politikanızda, Türkiye’deki büyümeye paralel üniversiteler, bölümler açmazsanız bu soğanın bir sene para etmemesi gibi bir şey olur. Ülkemizde bu anlamda sektör ihtiyaçları gözetilerek yapılan bir planlama yok. Dolayısı ile hangi sektörde yoğun bir iş gücü talebi varsa, o sektörde eleman bulmak daha da zorlaşıyor. Çimento sektöründe de bu sıkıntı zaman zaman yaşanıyor. Ama çimentonun şansı, çimento çok köklü bir kültürden geliyor. Yani her zaman özellikle mavi yakalı dediğimiz işçi kardeşlerimiz, nöbetleri bir öncekilerden devir aldıkları için, ilgililerin bugüne kadarki mesleki eğitim ve birikimleri bir silsile ile aktarılarak ve yöneticilerin de işbaşı eğitimleri pekiştiriliyor idi. Ama bu gün artık Ulusal Yeterlilik Sisteminin ilk adımı olan Meslek Standartlarının belirlenmesiyle birlikte çimento sektöründeki mavi yakalı personelin de meslek standartları netleşmiştir. Bu kapsamda işe alınan personelin meslek standartlarının öngördüğü yeterliklere sahip olacak şekilde mesleki donanım, iş sağlığı ve güvenliği, kalite, çevre standartları ve iş talimatlarına uygun olarak iş yapma bilgi ve becerisine sahip olacak şekilde yetiştirilmesi hedeflenmiştir. Mavi yakalı personel profilimiz ağırlıkla Meslek Lisesi ve Meslek Yüksek Okullarından seçilmektedir. Son dönemlerde artan yeni yatırım ve kapasite artışlarına bağlı olarak yetişmiş insan gücüne de daha fazla ihtiyaç duyulmaya başlandı ama mavi yakalı personelin de eskiye nazaran çok daha yoğun bir ilgiyle transfer edilmeye başlanması, sektörün nitelikli insan gücü düzeyi ve ihtiyacını görmek açısından son derece dikkat çekicidir. Tabiki mavi yakalı sirkülasyonu nispeten daha az olduğu için uzman, mühendis ve yönetici kadrosunda ki değişiklikler kadar şirketleri etkilememektedir.

 

Öte yandan Uzman ve Mühendis seviyesindeki insan gücünün de sektörde yetişmesi haliyle zaman alıyor. Çimento sektöründe çalışanlardan sektör dışı işlere kayan personel oranı genellikle düşüktür. İyi eğitimli ve nitelikli Uzman ve Mühendislere de her daim ihtiyaç var çünkü bugüne kadar yatırımlarımız hiç durmadı ve inşallah hiç durmayacak.

 

 

 

Devletin Ana Sanayi Kolu Olan Çimento Fabrikaları

  

Zamanında Çevreye Çok Ciddi Zararlar Vermiştir.

 

 

 

Çimento sektörü için çevre duyarlılığı konusunda yeterli tedbirlerin alınmadığı söyleniyor. Bu konuda ki düşünceleriniz nedir?

Tüm sanayi kuruluşlarında olduğu gibi, çimento sektöründe de yakın zamana kadar maalesef sanayi sahipleri, başta devlet olmak üzere, çünkü bunların çoğu devletindi, Çevreye yeteri kadar önem vermemişlerdi. Doğru yatırımlar zamanında yapılmamış, doğru filtrasyonlar getirilmemiş, doğru teknolojiler alınmamış ve çimento fabrikaları çevreye çok ciddi zararlar vermiştir. Ama bugün, artık mevcut teknolojiler ile çimento fabrikalarını günah keçisi ilan etmek çok büyük haksızlık olur. Örneğin bizim Kurtalan’da fabrikamız var. Kurtalan Çimento Fabrikasında, ilk gittiğimizde fabrika diyecek bir şey yoktu. Toz 10 kilometre öteden görünüyordu. Kurtalan Çimento Fabrikasını biz aldıktan sonra 150 bin adet ağaç diktik. 2200 dönüm olan arazimizin içerisinde balık yetiştirdiğimiz bir göletimiz var. Şu an fabrika binasını çam ağaçlarından göremezsiniz. Ayrıca fabrika sahasının içerisinde teknolojik olarak bağcılık yapıyoruz ve 11 çeşit üzüm yetiştiriyoruz. 8000 adet Siirt fıstığı ağacımız var, olmayan meyve çeşidi neredeyse yok diyecek kadar. Burası Güneydoğu ve hiçbir şey yetişmeyen bir yerdi. Bizim bunları yapmamızın nedeni örnek olmak. Bölgeye örnek olmak için yaptık.

 

Çimento sektörü birçok konuda günah keçisi seçiliyor. Rekabet Kurumunda da inşaat fiyatları ile ilgili günah keçisi seçiliyor. Bir inşaatın içerisindeki çimento maliyeti %4’tür. Bir milyon Türk lirasına satılan konutun içerisinde, çimento payı %4’den hiçbir şeydir. Kalkıp da bu inşaat maliyetlerinin yükselmesini, çimento fiyatlarına bağlamak çok büyük haksızlıktır. Konut fiyatlarının artışı ile çimento fiyatlarının artışının doğrudan hiçbir paralelliği yoktur.

 

 

Limak Çimento Grubu’nun yeni yatırım ve projelerinden bahseder misiniz?

Limak Çimento Grubu, 2006-2011 yılları arasında Doğu Grubu Fabrikalarında tamamladığı modernizasyon, enerji verimliliği, kapasite artırımı ve çevre yatırımlarını; 2011 yılında satın aldığı Batı Fabrikalarının da tümünde 2012 yılından bugüne devam eden süreçte gerçekleştirmektedir. Söz konusu Batı Fabrikaları yatırımı 150 milyon EURO bir bütçe ile gerçekleştirirken, bu yatırımlarda şirketimize Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, KFW, Hermes ve EKF gibi global banka ve finans kuruluşları partnerlik yapmıştır.



2015 yılına, tamamı modernize olmuş, çevre ve sosyal yatırımlarını tamamlamış her biri örnek 10 fabrikamız ile girmenin mutluluğunu yaşıyor olacağız. Grubumuz 2015 yılına Türkiye içinde yeni tesisler ve uluslararası pazara açılma hedefi ile girmektedir. Ankara Temelli’de 1,8 milyon ton çimento kapasiteli Yeni Limak Anka Entegre Çimento Fabrikası EPC kontratını imzalanmış olup, yatırımın 2016 yılında devreye girmesi hedeflenmektedir. Global pazara Afrika’da, Fildişi ve Mozambik’te iki yeni öğütme paketleme tesisi ile merhaba demeyi hedefleyen grubumuz, bu amaçla her iki ülkede de Ortaklık Anlaşmalarını gerçekleşmiştir. Yatırımların 2015 yılı sonuna dek realize edilmesi hedeflenmektedir.
 

ugg ale canada goose suomi moncler sale canada goose takki barbour takki moncler takki timberland suomi canada goose sale parajumpers takit canada goose trillium barbour tikkitakki canada goose ale barbour jacket parajumpers long bear moncler untuvatakki parajumpers takki
Haberin Fotoğraf Galerisi
ugg sale canada goose jacke moncler outlet woolrich parka moncler mantel parajumpers jacken canada goose herren moncler wien parajumpers outlet peuterey jacken barbour jacke parajumpers damen peuterey jacken herren canada goose sale belstaff outlet salzburg woolrich arctic parka
viagra Levitra Soft Tabs Kamagra Fizzy Tabs Acquistare Viagra Soft Tabs Viagra Generic Test Pacchetti Originale Acquistare Levitra Strips Il brevetto Viagra Cialis e Super Kamagra Acquistare Cialis Strips Viagra Pastiglie Kamagra 100 Cialis online Levitra Generico Test pacchetti Propecia generico Acquistare Cialis Soft Tabs Viagra e generici

HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,6595 3,6661
EURO 4,3219 4,3297
STERLİN 4,8038 4,8288
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
Cialis Viagra Strips Dapoxétine Miglior Sito Per Comprare Levitra Generico cialis pris Viagra kaufen Acheter Priligy viagra kaufen ohne rezept cialis kopen Cialis Preis Cialis Jelly kaufen Viagra en ligne Cialis en ligne Levitra en ligne comprar Kamagra Achetez viagra Comprar Cialis Comprar Cialis Lida Schlankheitstee Viagra Generisk