İran-Türkiye İlişkileri
Fatma Atalay - Editör

İran-Türkiye İlişkileri

 

 

 

İran’ın nükleer programıyla ilgili Birleşmiş Milletler’in daimi üyesi beş ülke ve Almanya arasında yapılan müzakereler sonuç verdi, İran üzerindeki ambargolar kalktı. Böylece Avrupa Birliği’nin İran petrolünü alması üzerindeki engel de kalkmış oldu, İran’ın ticaret ve bankacılık sektörlerine getirilen sınırlamalar da…



Uzun müzakerelerden sonra İran'ın nükleer programı konusunda anlaşmaya varıldı. Bölgesel ve küresel ölçekte çok önemli siyasi ve stratejik sonuçları olacak olan bir gelişme. Bir o kadar önemli olan da anlaşmanın ekonomik, ticari ve mali yönleri. Bu durum, Türkiye ve herkes için İran'la yeniden ticari ve ekonomik ilişkiler kurmak için önemi fırsatlar doğuruyor. Daha şimdiden İran'da pazar kapma yarışı kıyasıya başlamış gibi. Ancak İran'ın anlaşma hükümlerine uymaması halinde yaptırımların devreye ne kadarının ve tekrar nasıl sokulacağı, İran'ın ihlallerinin nasıl saptanacağı, ABD'nin ikili yaptırımlarının akıbeti ve Amerikan rejiminin BM Güvenlik Konseyi yaptırımlarıyla ilişkisinin ne olacağı gibi yanıtları pek de kesin olmayan, belirsiz ve karmaşık sorunlar yumağını da beraberinde getirdi. Yani, ortada anlaşma yapıldı, yaptırımlar kaldırıldı, İran'la her türlü ekonomik ilişki artık sorunsuz kurulabilir gibi bir durum yok. Olabilecek sıkıntılara dikkat etmek lazım.

 

Bir diğer kaygı kaynağı, İran'ın kavuşacağı yeni mali imkânlar ve siyasi rahatlığı bölgede siyasi nüfuzunu pekiştirmek için kullanacağı. Bu bağlamda Esed, Hizbullah, Hamas, Yemen'de Hutiler ve Irak'taki çeşitli Şii gruplara desteğini artırabileceğinden, bunun da dengeleri Sünni güçlerin aleyhine değiştireceğinden endişe duyuluyor. Bu sorun ve kaygılara ilişkin hususların nasıl gelişeceğini ancak zaman içerisinde görebileceğiz. Önemli olan İran'ın bu ortamı ülke içinde kalkınma hamleleri için kullanması, dışarıda ise bölgesel barış ve istikrar için bir fırsata dönüştürmesidir. İran Türkiye'nin her açıdan önemli bir komşusudur ve bölge liderlerindendir. Öte yandan, önümüzdeki dönemde Türkiye-İran ekonomik ve ticari ilişkilerinde ciddi hareketlenme olması doğaldır. Sonuç olarak, nükleer anlaşma sonrasında oluşan bu yeni ortamda iki ülke arasındaki bağların güçlü, bölgesel ve uluslararası sorunlarda işbirliklerinin en yüksek seviyede olması için tarafların özen göstermeleri gerekir. Özellikle, bu iki büyük gücün, mezhep ekseninde bölgesel etkinlik için bir yarıştan mutlaka kaçınmaları şarttır. Siyasi ilişkilerimizdeki sağlamlık ve karşılıklı güven ekonomik ve ticari ilişkilerimizin de önünü açacak ve hızla gelişmesine katkı yapacaktır.

 

Diğer Yazıları
HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,4757 3,482
EURO 4,1725 4,1801
STERLİN 4,6968 4,7212
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.