Her sektöre teşvik var ama eğitime yok!
Fatma Atalay - Editör

Her sektöre teşvik var ama eğitime yok!

Hangi sektör krize girse ya da kriz sinyalleri görülse, devlet, anında yardıma koşuyor. Bu turizm için de böyle, otomotiv, enerji, tarım ve diğer sektörler için de farklı değil.

Verilen teşviklere bakıldığında hayvan yetiştiriciliği yapmak, kesinlikle ve kesinlikle öğrenci yetiştirmekten yani eğitimle uğraşmaktan çok daha avantajlı. Ama Ankara’ya gidip devletin en tepesinden, en altındakine kadar kime mikrofon uzatsanız, istisnasız hemen hepsi, eğitim çok önemli diyecektir...
 

Ne olacaksa bir an önce olmalı ki, hemen herkes ona göre karar versin!..

 

Harçların kaldırılması da...

Başbakan Erdoğan’ın, tam da tercihler öncesinde, “harçlar kaldırılacak“ müjdesini, vakıf üniversitelerine darbe vurmak için verdiğini hiç sanmıyoruz. Ama vakıf üniversiteleri, yüksek sesle dile getirmeseler de, Erdoğan‘ın bu açıklamasına çok bozulmuş durumdalar. Hatta kızgınlar. Çünkü bu açıklamanın, kontenjan açığını daha da artıracağına inanıyorlar. Diğer yanda bedava devlet üniversiteleri varken, paralı vakıf üniversiteleri niye tercih edilsin diyorlar.

 

Belki bir süre gider, sonra da genel bütçeye katılır ve üniversitelerin de iki ayağı bir pabuca girer. Bunun sonucunda da, yemek fiyatları tavan yapar, sağlık ve spor aktiviteleri en aza iner, bilimsel etkinlikler ve diğer seyahatler için kaynak bulunmaz noktaya gelinir. Umarız, bu konuda da yanılan biz oluruz...

 

3 Ağustos üniversite tercihleri için son gün. Her yıl olduğu gibi sınava giren öğrencilerin aileleri, eşten dosttan, okul ve dershane öğretmenlerinden aldıkları bilgilerle panik içinde çocuklarını bir yerlere yerleştirmeye çalışıyorlar. Fakat uzmanların da söylediği ve benim de sonsuz haklı bulduğum can alıcı bir noktayı kaçırmamak lazım. Üniversite değil meslek seçilmeli! “Çocuğum illa bu üniversitede okusun da hangi bölümü okursa okusun” mantığını artık kafalardan silmek gerek.

 

Elbette ki iş hayatında üniversitenin etiketi önem arz eder ama bireyin bir türlü benimseyemediği bir meslek olduktan sonra neye yarar. Bu durumda insanın oturup kendi iç sesini dinlemesi lazım. Yani kişinin kendisini tanıma kısmı, en zor olan tarafı. Eğitim sistemimiz o kadar içler acısı ki, “ben mühendis olacağım” diyen kişi iş sahasının nerelerde olduğundan bihaber. Sonuç olarak vasıfsız bir sürü mühendis ve buna benzer meslek dalları yetişiyor. Meslek panelleri düzenlemekten aciz hatta bu tür etkinlikleri gereksiz gören hala çok sayıda okul var.

 

Artık yeni çalışma sisteminde kalburüstü şirketler not ortalaması ve hangi okuldan mezun olunduğunun yanı sıra okul boyunca ve sonrasında yaptığınız projeleri, bireysel olarak gerçekleştirdiğiniz çalışmaları ve yurt içi yurt dışında yaptığınız toplumsal projeleri göz önüne alıyorlar. Bu yüzden sınavdan iyi puan alıp iyi bir okula yerleşince her şey bitmiş ya da sınavdan kötü bir sonuçla ortalama bir üniversiteye girince her şeyi kaybetmiş olmuyorsunuz.. Bu yüzden acele etmemek lazım Hayat tercihlerinizi başkalarının eline bırakmayacak kadar değerli.

 

Güzel bir gelecek ümidiyle…
 

Diğer Yazıları
HAVA DURUMU
İSTANBUL
İstanbul
PİYASALAR
  Alış Satış
DOLAR 3,8872 3,8942
EURO 4,577 4,5853
STERLİN 5,1418 5,1686
ALTIN
ANKET

                 Sonuçları gör.